YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13393
KARAR NO : 2023/14
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Çocuk Mahkemesinin, 20.05.2011 tarihli ve 2010/600 Esas, 2011/414 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk …’un hırsızlık suçundan, Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu kararın 16.06.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra, suça sürüklenen çocuğun 11.06.2013 tarihinde işlediği bir başka kasıtlı suç sebebiyle yargılanıp aldığı mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonrası yeniden ele alınan dosyada, … Çocuk Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/401 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar
verilmiştir.
2. Anılan mahkûmiyet hükmünün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu halde buna karar verilmediğinden bahisle suça sürüklenen çocuk lehine istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/871 Esas, 2022/1173 Karar sayılı kararı ile zamanaşımının dolduğunun gözetilmediğinden bahisle müsnet suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine dair düzeltilerek istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.10.2022 tarihli ve 2022/131342 sayılı, zamanaşımı dolmadığı halde düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
… Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri;
1. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğu kabul edilerek, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince verilen düşme kararının; kayden 27.01.1995 doğumlu olup suç tarihi olan 29.11.2010 tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında isnat edilen eylem için öngörülen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.06.2011 tarihi itibarıyla duran ancak denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 11.06.2013 günü yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı sürelerinin (5237 sayılı Kanun’un 66/1-d, 66/2, 67/4. maddeleri gereğince 10 yıl olağan dava zamanaşımı süresi ile 15 yıl olağanüstü dava zamanaşımı süresi) hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin duran süre de dikkate alındığında 11.05.2011 sorgu tarihi ile ilk derece mahkemesinin 08.02.2022 olan hüküm tarihi arasında geçmediği gözetilmediğinden yasaya aykırı olduğuna,
2. İlk derece mahkemesince atılı suçtan hükmedilen ve kısa süreli olan 11 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olduğu halde buna karar verilmemesinin yasaya aykırı olduğuna ve bu nedenlerle anılan hükmün hırsızlık suçu açısından bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay gecesi suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçiye ait olan ve kilitlenip bırakılan carissimo marka bisikleti, kilidini kırarak çaldığı, ayrıca suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş grubunda olduğu kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kayden 27.01.1995 doğumlu ve suç tarihinde 12 yaşından büyük 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun gece vakti işlediği bina veya eklentileri içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunun, suç tarihindeki 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143. maddesinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibarıyla tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2 maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 aylık olağan (asli) zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.06.2011 tarihi itibarıyla durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 11.06.2013 günü yeniden işlemeye başladığı, nitelikli hırsızlık suçundan 7 yıl 6 aylık olağan (asli) dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin duran süre de gözetildiğinde, 11.05.2011 sorgu tarihi ile ilk derece mahkemesinin 08.02.2022 olan hüküm tarihi arasında gerçekleştiği gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğundan Cumhuriyet savcısının istinaf itirazlarının bu itibarla yerinde görüldüğü ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a, 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılıp önceki hüküm kaldırılarak “Suça sürüklenen çocuk … hakkında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-d,e 66/2 maddeleri uyarınca belirlenen olağan zamanaşımının, 11.05.2011 sorgu tarihi ile, durma süresi de gözetilerek, hükmün açıklandığı 08.02.2022 tarihi arasında gerçekleşmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE, yapılan yargılama giderlerinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına” karar verilmek sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/871 Esas, 2022/1173 Karar sayılı kararında, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu ve 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tâbi olduğu belirtilmiş ise de; kayden 27.01.1995 doğumlu olan ve suçun işlendiği 29.11.2010 tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçi tarafından bir iş yeri önüne sabit bir yere kilitlenmeden bırakılan bisikleti çalması eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğunun ve bu bağlamda suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143/1. 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.06.2011 tarihi itibariyle durup kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 11.06.2013 günü yeniden işlemeye başlayan 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı tarih olan 11.05.2011 tarihinden ilk derece mahkemesinin hüküm tarihi olan 08.02.2022 tarihine kadar geçmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında; zamanaşımı nedeniyle düşme kararı netice itibarıyla doğru olduğundan Tebliğnamedeki zamanaşımının dolmadığından bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.