YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6845
KARAR NO : 2023/542
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/277 E., 2016/23 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma
defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2014/277 Esas, 2016/23 Karar sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Sanık … Hakkında
a) Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat,
b) 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca (üç kez) 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, mahkumiyet hükümlerine yönelik olup sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Vergi mükellefi olan …Elektrik … Ltd. Şti.nin 2011, 2012 ve 2013 takvim yılları hesap ve işlemlerinin vergisel yönden incelenmesi neticesinde, şirketin kuruluş tarihi olan 11.01.2011 tarihinden itibaren düzenlenen faturaların gerçek mal teslimi ve hizmet ifası içermeyen komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğu, mükellefin söz konusu yıllarda kullanmış olduğu faturaları düzenleyen firmaların birçoğu hakkında sahte fatura düzenleme fiiline ilişkin ya vergi tekniği raporu ya da olumsuz tespitler bulunduğu, vergi incelemesi amacıyla ibrazı istenen şirkete ait defter ve belgelerin eksik teslim edildiğinden bahisle vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlenmiş, rapor değerlendirme komisyonunca verilen mütalaa üzerine yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen 10.04.2014 tarihli iddianame ile sanıklar hakkında 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından, ayrıca sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, sanıkların 11.01.2011 tarihinde tescil edilen mükellef şirketin kurucu ortakları oldukları, sanık …’nin ilk 10 yıl için şirket müdürü olarak seçildiği, şirketin iş yeri adreslerinde yapılan yoklamalara ilişkin düzenlenen yoklama fişlerinde, vergi incelemesine ilişkin incelemeye başlama, defter ve belge teslim alma ve vergi inceleme tutanaklarında şirket müdürü sıfatıyla sanık … adına atılı imzaların bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık … savunmasında, … ve … tarafından kurulan şirkette diğer sanık ile birlikte sigortalı olarak çalıştıklarını, bütün işlemin … ve … tarafından yapıldığını, suç tarihlerinde psikolojik rahatsızlıklarının bulunduğunu, yüklenen suçları işlemediğini,
02.07.2014 havale tarihli dilekçesinde, … ve …’ın şirketin asıl sahipleri olduğunu, … ve … tarafından hazırlanıp kendisine getirilen fatura ve belgeleri imzaladığını, diğer sanık …’in iş yerinde hiç çalışmadığını,
07.05.2015 havale tarihli dilekçesinde, diğer sanık … tarafından kandırıldığını, … ve … isimli kişilerle Yasemin aracılığıyla tanıştığını, şirketin muhasebesi ile Yasemin’in ilgilendiğini
Beyan etmiştir.
4. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12.08.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanık …’nin suç tarihi itibarıyla atılı suçun anlam ve sonuçlarını algılayabildiği, işlediği iddia olunan fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu belirtilmiştir.
5. Sanık … savunmasında, şirkete ortak olduğunu, şirkete ara sıra gidip sekreter olarak çalıştığını, diğer sanık …’nin şirketin asıl sahibi olup şirketin bütün işlerini takip ettiğini, şirketin işleyişine ilişkin bilgisinin bulunmadığını ve yüklenen suçları işlemediğini beyan etmiştir.
6. Tanık …, sanık … ile … ve … birlikte büroya geldiklerini, şirket kuracaklarını söyleyip mali müşavirlik yapmasını istediklerini, bir kaç kez iş yerine gittiğinde her iki sanığı da gördüğünü, şirketin belgelerini … ve sanık …’nin birlikte getirdiklerini, şirketin faaliyetine ilişkin sanık … ile muhatap olduğunu beyan etmiştir.
7. Mahkemece, sanık …’in şirkete kağıt üzerinde ortak olup şirketin yönetimine ilişkin yetkisinin bulunmadığı kabul edilerek sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından beraatine; sanık …’nin, ibrazı istenen defter ve belgeleri vergi müfettişine teslim ettiği kabul edilerek defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraatine, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarını işlediği kabul edilerek bu suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1. Sanığa yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin a fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.07.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat ve Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Sanıklar hakkında 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarına konu faturaların asıllarının, ilgi vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, getirtilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; … ve …’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılmaları, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2. … ve …’da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıklar ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3. Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara veya anılan kişilere ait olmadığının anlaşılması hâlinde:
a) Sanıkların işletmenin faaliyeti ile ilgili beyanname, işletmeye ait bir belge düzenleyip düzenlemediklerinin araştırılması, mükellefiyet tesis tarihten itibaren vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile işletmenin faaliyetine ilişkin düzenlenen yoklama fişleri, mükellefiyet adına basılan faturaların teslimine ilişkin bilgi formları asılları getirtilip, belgelerdeki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b) Sahte fatura düzenleme suçuna konu faturaları kullanan, sahte fatura kullanma suçuna konu faturaları düzenleyen firmalar hakkında sahte fatura düzenleme/sahte fatura kullanma suçlarından dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan/düzenleyen şirket yetkilileri veya kişiler tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadıkları, suça konu faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve faturaların düzenlenmesi/kullanılması konusunda sanıkların bir iştirakleri bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
2. Kabule göre de;
a) 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenleme uyarınca kovuşturmanın sona erdirilmesi ve hükmün tesis ve tefhimine geçilmesi öncesinde son konuşan tarafın hazır bulunan sanık olması gerektiği nazara alındığında; hükmün tefhim edildiği 26.01.2016 tarihli celsede sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin beyanları üzerine verilen ara karar sonrasında hazır bulunan sanık …’ye son sözü sorulmadan mahkûmiyet hükümleri kurularak 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
b) Sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği ve her suç yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçundan tek hüküm kurulması,
Hukuk aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanıklara yüklenen suçların sübutu hâlinde; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/277 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat ve Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/277 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanık …’nın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.