YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/90
KARAR NO : 2023/582
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/489 E. 2015/279 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/489 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisine ait 34 ZLR 83 plaka sayılı aracı 10.06.2013 tarihinde Silivri Tüvtürk muayene istasyonuna götürdüğü esnada söz konusu aracın 10.09.2009 tarihli muayene işlemine ait hologramlı muayene etiketinin sahte olduğu anlaşılmıştur.
2.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.06.2013 tarihli raporunda 10.09.2009 tarihli muayene işlemine ait görünen “TÜVTÜRK T63EP2G3S6” ibareli hologramlı muayene etiketinin sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir şahsa aracı kiraladığını, bu kişinin suça konu muayene işlemini yaptırdığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Mahkemece, sanık savunması, suça konu araca ait trafik tescil belgesi, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/489 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.