YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2883
KARAR NO : 2023/15979
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin beraat eden sanık yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekçesi ve re’sen belirlenecek nedenlere ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nın temyiz dışı sanık … ile birlikte dedelerini hastaneye götürdükleri, müşteki …’nun hastanın ultrasonunu çekebilecek müsait bir oda bulamayınca acil giriş yapmaları halinde işlemlerin hızlanabileceği ve boş oda olmaması nedeni ile ultrasonu çekemeyeceğini söylemesi üzerine sanık …’ın hastane koridorunda müştekiye “lan bende doktorum, nasıl bakmazsınız” diyerek hakaret ettiği iddiası ile açılan davada sanığın eylemi işlediğinin kesin ve inandırıcı delil ile ispatlanamadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında beraat kararı kurulmasına karşın temyiz dışı sanık …’nın hakaret ve tehdit suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği gözetildiğinde sanıklar müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat hükmü nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme’nin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesince hakaret suçundan dolayı kamu davası açılmış olup Yerel Mahkemece sanığa beraat kararı verilmiştir. Sanık … müdafii bu kararı ücreti vekalet yönünden temyiz etmiş, Dairemizce dosyada temyiz dışı olan ve sanığın birlikte yargılandığı …’ya mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş olması sebebiyle avukatlık hizmetinin bölünemeyeceğinden bahisle Yerel Mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir.
Ceza yargılamasında beraat eden sanığa avukatlık ücreti verileceği düzenlenmiş olup bunun her sanık için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Aynı dosya içinde yapılan yargılamada bir sanığın tüm suçlardan beraat etmiş olması halinde ücreti vekalete hükmedilir. Bu hükmedilen vekalet ücreti esasında sanık için takdir edilen bir ücrettir. Sanığın vekaletname verdiği avukatın dosya içerisinde başka bir sanık veya sanıkların avukatı olmasının ve bu sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü tesisinin beraat eden sanığa ücreti vekalet verilmesine engel teşkil etmemesi gerekir. Her ne kadar avukat dosyada birden fazla sanığın vekaletine sahip ise de yaptığı iş anlamında her sanık için ayrı ayrı emek ve mesai harcamaktadır. Avukatlık hizmetinin bölünmezliği yalnızca aynı sanık için verilen hükümlerde geçerli olduğu düşüncesiyle Dairemizin onama kararına katılmıyorum. Sanık … adına ücreti vekalet hükmedilmesi gerektiği düşüncesindeyim.