YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11369
KARAR NO : 2007/1676
KARAR TARİHİ : 23.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki senet iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tehdit ile alındığı iddia edilen bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, dava da iptali istenen TTK.’nun 688. maddesinde öngörülen yasal unsurları taşımayan muhayyel bir senet olduğunu, müvekkilinin 20 yılı aşkın çalışması ve ortaya koyduğu çabanın ve payının karşılığı olarak davacının 11.01.2002 tanzim tarihli ve vadesi boş bırakılan 15 milyon Dolarlık senedi verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ibraz edilen belgenin delil olarak kabul edilebilmesi için aslının mahkemeye verilmesi gerektiği, senet aslının ibraz edilmediği gibi davalı da aslı ibraz edilen senetten başka bir senedin olmadığını belirtmiş olup, aslı ibraz edilen senedin de bu dava ile ilgili olmadığının taraf vekillerinin duruşmadaki imzalı beyanları ile sabit olduğundan aslı olmayan fotokopinin delil olarak kabulünün imkansız olduğu, bu nedenle aslı olmayan fotokopilerin ve senetlerin mahkemece davanın çözümüne esas alınmasının söz konusu olmadığı, fotokopinin yazılı delil başlangıcı olarak da kabulünün mümkün bulunmadığı, davacının bu fotokopiye dayanarak müvekkili elinden zorla alınan altı imzalı ve kaşeli üstü boş senedin iptalini istemesinde hukuki bir yararı bulunmadığı gibi dava ön şartları da oluşmadığı gerekçesi ile davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin 28.03.2006 havale tarihli dilekçesi ekinde mahkemeye ibraz edilen ve aynı gün mahkeme kasasına alınıp, daha sonra 19.06.2006 tarihli tutanakla davalıya iade edilen 11.01.2002 tanzim tarihli ve 15.000.000 USD miktarlı senedin bu davanın konusu olduğu davacı vekilinin 15.08.2002 tarihli duruşma tutanağına geçirilen beyanları, Ankara 8. İş Mahkemesinin 2004/ 1315 Esas sayılı dosyasına sunulan cevaba cevap dilekçesindeki beyanı Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/ 356 Esas sayılı dosyası içeriği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 19.10.2005 tarih ve 2005/ 19- 510 Esas, 2005/586 Karar sayılı kararının gerekçesi ve diğer delillerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece dava konusu edilen bu senet yönünden işin esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü gerekirken yukarıdaki bulgular gözetilmeksizin taraf vekillerinin 06.07.2006 tarihli duruşmadaki beyanlarına yanlış anlam verilerek yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.