YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10335
KARAR NO : 2009/13300
KARAR TARİHİ : 15.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 110 ada 216 parsel sayılı 900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden fındıklık niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada mevcut Orman Bilirkişi Uzay Karahalil tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın % 80-100 eğimli olduğu, üzerinde 30-40 yaşlarında fındık plantasyonları bulunduğu, 1937 tarihli … fotoğrafında fındıklık niteliğinde olduğu, 1960 tarihli memleket haritasında ise yeşil renkli yapraklı orman ağacı işaretli bölümde gösterildiği, bu durumun fındık ağaçları ile bazı yapraklı ağaç türlerinin aynı fenolojik (yaprağın ışığı yansıtma özelliği) özelliklere sahip olması nedeniyle yanılgıya dayalı olarak yapılan bir işaretleme olduğu, bu nedenlerle taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Rapora ekli memleket haritasında ve … fotoğrafında taşınmazın yeri işaretlenmiş ise de fındık ağaçlarının 40 yaşlarında olması karşısında, 1937 tarihli … fotoğrafındaki koyu renkli görüntünün fındık ağacı olması mümkün görünmemektedir. Ayrıca; eski tarihli resmi belgelerde çekişmeli taşınmazın konumu ile sınırdaki orman parselinin konumu arasında bir fark bulunmadığı gibi aradaki patika yol da ayırıcı unsur olarak kabul edilemez. Bu durumda; bilirkişi raporu taşınmazın niteliğini belirlemekte yeterli değildir ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemez.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece öncelikle aynı adada itirazlı olduğu tespit edilen tüm parselleri gösterir kadastro paftasının bir sureti getirtilerek, bu parsellerin dosyaları tespit edilmeli, keşifleri yapılmamış ise bu dosyaların keşifleri birlikte yapılmalı; eğer keşifleri yapılmış ise bu dosyalara ait bilirkişi raporlarının birer suretinin bu dosya içine konmalı ve eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.