YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6987
KARAR NO : 2023/2781
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi on beş gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu nedenle sanık müdafiinin yokluğunda verilip 25.04.2022 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik 05.05.2022 tarihli temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada; Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2019/1177 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 18.02.2021 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 04.03.2021 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükümden önce zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 23.10.2013 tarihli sorgusu olduğu ve uzlaştırma işlemi nedeniyle … süre de eklendiği hâlde, sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeksizin, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2019/1177 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.