Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/22212 E. 2023/344 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22212
KARAR NO : 2023/344
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/264 E., 2015/33 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 26.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ün temyiz isteği; haksız yere ceza aldığına,
Sanık …’nin temyiz isteği: ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle diğer sanıkların kendisini kullandığını, suçtan maddi menfaat temin etmediğini, kendisine sadece 200,00 TL verdiklerini, buna rağmen hakkında takdiri indirim ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında katılan … Bims Ltd. şirketinden aldıkları malzemeler karşılığında suça konu tamamen sahte oluşturulmuş çeki vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan … Bims Ltd. Şirketinin malzeme siparişi için arandığı numaralardan olan 0537 494 53 85 numaralı hattın … adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık … sorgusunda; … olarak tanıdığı sonradan adının … olduğunu öğrendiği şahsın inşaatını yaptığı …’nın yanına gelerek elinde uygun fiyatta bims malzemesi olduğunu ve bunu satmak istediğini söylediğini, … ile … olarak tanıdığı … arasında anlaşma yapıldığını, söz konusu bims malzemesinin 5 kamyon halinde geldiğini, Mürsel Demircinin malı teslim alarak çek verdiğini, kendisinin de gelen malzeme karşılığı 11.500,00 TL parayı inşaat sahibi …’dan alarak …’ye ödediğini, kendisine ait olan 0537 494 53 85 numaralı telefonu Mürsel ya da başka birine kullandırdığını hatırlamadığını beyan etmiştir.
4. Sanık … sorgusunda; olayı planlayanın …, çeki getirenin ise … olduğunu, çekle inşaat malzemesi almaya karar verdiklerini, çekin ön yüzünü kendisinin doldurarak … ismiyle ciro ettiğini, … Bims Ltd. Şirketinden gelen beş kamyon malı … ile beraber teslim aldıklarını, …’ün karşılığında kendisine sadece 200,00 TL verdiğini, vaadettiği kalan kısmı vermediğini beyan etmiştir.
5. Hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeden kesinleşen …’ın ise sorgusunda; … ve …’nin suça konu çeki kendisine Kemal Karakaş ismi ile ciro ettirdiklerini, sonradan çeki malzeme alımında kullandıklarını öğrendiğini beyan etmiştir.
6. Tanık olarak dinlenen … yeminli anlatımında; sanıklardan …’ü tanıdığını, diğer sanıkları tanımadığını, inşaat malzemesi alması için …’e 12.000,00 TL’ye yakın para verdiğini, Tahsin’in malzemeyi kimden aldığı ve nasıl aldığını bilmediğini, malzemeyi aldığı kişilerle pazarlık yaparken yanlarında olmadığını, malzemeleri kimlerin getirdiği, karşılığında kendisinden aldığı parayı mı yoksa çek mi verdiği konusunda bilgisinin olmadığını beyan ederek sanık …’ün aksine beyanda bulunmuştur.
7. Bilirkişi raporları ile tamamen sahte oluşturulmuş suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile arka yüzündeki … ciro isim ve imzası ile katılan … Bims Ltd. şirketi tarafından düzenlenmiş 5 adet sevk irsaliyesindeki teslim alan “…” yazı ve imzalarının …’nin eli ürünü olduğunun, çekin aldatma niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
8. Mahkemece 25.09.2014 tarihli celsede suça konu çekin incelenerek yasal unsurları taşıyan kambiyo senedi olduğunun ve aldatma niteliğinin bulunduğunun belirlendiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde takdiri indirim nedeni uygulanmış ancak adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ayrıca zararın giderilmediği de görülmüş ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmeyen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışma konusu yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği, somut olayda suçtan elde edilen menfaatin 13.000,00 TL olması karşısında alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtildiği halde tam gün sayısının 1600 gün şeklinde alt sınırdan uzaklaşılarak tayini hukuka aykırı bulunmuş olup bu husus Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği (E-1) ve (F-1) numaralı hüküm fıkralarından “1600”, “1333”, “26660” ibarelerinin çıkarılması ve yerlerine sırasıyla “1.300”, “1.083”, “21.660” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.