YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22586
KARAR NO : 2023/625
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/488 E., 2019/340 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, bozma
Cumhuriyet savcısının, 15.03.2019 tarihinde verilen hükmü, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirlenen bir aylık yasal süreden sonra 06.05.2019 tarihinde temyiz ettiğinden, süresinden sonra yaptığı temyiz istemi nedeniyle Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenemeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2013 tarihli ve 2012/87 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası , 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2013 tarihli ve 2012/87 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/1081 Esas, 2017/13133 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. Ve 254. Maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2017/488 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; tekerrüre esas alınan sabıkasının 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve bu suçla ilgili olarak uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesinden sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatı yapılmadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35 inci maddesine göre tebliği gerektiği nazara alındığında; sanığa ve katılana usulüne uygun olarak tebliğ yapılmadan, bila tebliğ dönen tebligattan sonra uzlaştırma işlemlerinin sonlandırıldığı, mahkemece de tarafların uzlaşamadığı şeklinde usulsüz düzenlenmiş rapora istinaden karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, sanığa ve katılana usulüne uygun olarak uzlaşma davetiyesinin tebliği ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, usul ve yasaya aykırı uzlaştırma işlemlerine dayalı olarak kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Cumhuriyet savcısının, 15.03.2019 tarihinde verilen hükmü, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirlenen bir aylık yasal süreden sonra 06.05.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2017/488 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.