YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10186
KARAR NO : 2009/13198
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …-Merkez … Köyü 120 ada 1 parsel sayılı 917.508.63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacılardan …, …mevkiindeki Doğusu; Meşe, Batısı-Kuzeyi; Yol, Güneyi; … ile çevrili olan ve 1936 tarih 252 tahrir nolu 80 Ar (8000 m2) vergide kayıtlı elektronik aletle yapılan ölçümde yaklaşık 12.743.94 m2 taşınmazın 100 yıldan beri zilyetliğinde olduğu, …, …mevkiindeki Doğusu; Yol, Batısı; …, Kuzeyi; Tepe, Güneyi; … ile çevrili olan ve 1936 tarih 253 tahrir nolu 80 Ar (8000 m2) vergide kayıtlı yaklaşık 5000 m2 taşınmazın babasından miras yolu ile intikal ettiği ve zilyetliğinde olduğu, (ayrıca yargılama sırasında 19/02/1981 tarih 2 numaralı 6185 m2 yüzölçümündeki Doğusu; Yol ve …, Batısı ve Güneyi; Hali arazi, Kuzeyi; …. ile çevrili tapu kaydına dayanmıştır.) … …, …mevkiindeki Doğusu; … Kaymazkayaya ait yer, Batısı; … Köyü, Kuzeyi-Güneyi; Orman ile çevrili olan taşınmazının 30/04/1939 tarih 27 sıra numaralı tapuda kayıtlı bulunduğu ve rızai taksimde kendisine kaldığı ve zilyetliğinde bulunduğu, … …, …mevkiindeki yaklaşık 3000 m2 taşınmazın babasından miras yolu ile intikal ettiği ve zilyetliğinde olduğu, … ile … ise; … mevkiinde Doğusu; Kendi tarlası, Batısı-Güneyi; Ekinyolu, Kuzeyi; Orman ile çevrili olan taşınmazın 90 yılı aşan zilyetliğinde olduğu savı ile ayrı ayrı dava açmışlar ve davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece, davacılar …, …, … … ve … …’nın davaların kabulüne ve dava konusu …-Merkez … Köyü 120 ada 1 parsel içerisinde kalan 12.668.64 m2 bölümün …, 13.499.06 m2 bölümün …, 2969.98 m2 bölümün … …, 5340.86 m2 bölümün yine … … adlarına tapuya tesciline,
Davacılar … ile …’in davalarının reddi ile aynı parsel içersinde kalan krokide (A) harfi ile gösterilen 3849.76 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1507.83 m2 bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, tutanakların davalı olarak gösterilen 120 ada 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 ve 12 nolu parsellerin ise orman sayılan yerlerden olduğu tespit edildiğinden orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde bugüne kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin resmi belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının bir kısım davacılar yararına oluştuğu kabul edilerek bu davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmişsede yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyleki; Çekişmeli taşınmazlar üzerinde resmi belgelere dayalı olarak orman incelemesi yapan uzman bilirkişiler kurulu raporunda; memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların 1/5000 ölçekli memleket haritasına göre konumu saptanıp birleşen dosyalardaki davalı tüm taşınmazlar birlikte gösterilmemiş, taşınmazların sınırından geçen Bingöl-Göltepe yolunun kadim devlet karayolu olup olmadığı, bu yolun, yoldan sonra gelen ormanlar ile ayırıcı unsur teşkil … etmediği, taşınmazların memleket haritasına ve kadastro paftasındaki konumlarına göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2. Maddesi uyarınca orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumunda olup olmadıkları üzerinde durulmamıştır.
Ayrıca; Davacılardan … 1936 tarih 252 tahrir numaralı vergi kaydına, … … Nisan 1939 tarih 27 nolu tapu kaydına, … ise; 1936 tarih 253 tahrir numaralı vergi kaydı ile, Şubat 1981 tarih 2 numaralı tapu kaydına dayandıkları halde, mahkemece tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri getirtilmemiş, tapu ve vergi kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmedikleri sorulmamış, kayıtlar değişir sınırlı olup kapsamlarının yüzölçümleri ile geçerli olacağı, sahibi lehine olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceği üzerinde durulmamış, … bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamlarını belirtir ve keşfi izlemeye imkan verir kroki düzenlettirilmemiş, bilirkişi ve tanık sözleri tutanakların içeriğine aykırı düşmesine karşın 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut içerikli sözleri ile yetinilmiş, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen sınırlamalar davacıların bayileri (murisleri) yönünden de sorulmamıştır.
Bu nedenle; Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, dayanak vergi kaydı ve revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu ve vergi kayıtları genişletilebilir sınırları içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince
yüzölçümüne değer verilerek kapsamları belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; … bilirkişiye kayıtların kapsamlarını belirtir ve keşfi izlemeye imkan verir kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; orman içi ziraat parseli ve ham … olarak kadastro tespitleri yapılan ve dava konusu olmadığı halde tutanak asılları gönderilen 120 ada 2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 numaralı parsellerin kadastro işlemlerinin olağan usüllere göre tamamlanması için tutanak asıllarının Kadastro Küdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, bu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi ve hüküm yerinde davacılardan … … hakkında mükerrer sicil oluşturulması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14.09.2009 günü oybirliği ile karar verildi.