YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1098
KARAR NO : 2007/6264
KARAR TARİHİ : 14.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Tokat Şubesi’nden kullandığı kredinin teminatı olarak bankaya boş çek verdiğini, kredinin yarısının banka eski müdürü olan davalıya bankaya yatırılmak üzere ödendiğini, kalan kısmının ise ödenemediğini, davalının verilen boş çeki 20.11.2004 keşide tarihli ve 24.000.000.000.-TL. bedelli olarak doldurulup, bankaya ibraz ettiğini belirterek çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava konusu çekin boş olarak bankaya teminat maksadıyla verildiğinin ve anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunun HUMK.nun 288. ve 290. maddeleri gereğince yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alınan kredinin teminatı olarak verilen boş ve imzalı çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası ile açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Davalı, dava konusu çekle ilgili olarak davacı hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/363 Esas sayılı dava dosyasında “Olay tarihinde Tokat … Müdürü olarak görev yaptığını, sanık …’in bankadan onaylı kredisinden 700 Milyon TL. ödediğini, ipotek vereceğini söylemesine rağmen ipotek verilmediğini, görevini bir nevi ihmal ettiğinden bankaya sanığın kredi borcunu kendi cebinden ödediğini, bu olayların 1995 yılında meydana geldiğini, 1997 yılında sanıkla görüşmesinde imzalı boş çek aldığını, ayrıca sanığın bankaya teminat amaçlı sahte senetler verdiğinin sonradan ortaya çıktığını ve evrakta sahtecilikten ceza aldığını, 1997 yılındaki anlaşmaları ile sanığın 1998 yılında kendisine 700 Milyon TL.ye karşılık olmak üzere 2 Milyar TL. ödeme yapması gerekirken, anlaşmaya aykırı davranıp ödeme yapmadığını, bunun üzerine sahte olarak düzenlediği bonolardan dolayı sanık hakkında şikayette bulunduğunu, almış olduğu açığa imzalı çeki de üzerini doldurarak bankaya ibraz ettiğini ve karşılıksız çıktığını” belirtmiştir.
Hernekadar boş çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekmekte ise de; davalının açıklanan beyanı karşısında dava konusu çekin,
davacı tarafından 1995 yılında kullanılan 700 Milyon TL. kredinin davalı yanca ödenmesi nedeniyle 1998 yılında karşılığı olarak anlaşılan 2 Milyar TL.na karşılık verildiği belirtilmiştir. Bu durumda, bizzat davalının beyanına göre çekin anlaşma gereğince, 2 Milyar TL. üzerinden doldurulması gerekirken, 24 Milyar TL. olarak doldurulduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.