Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/12834 E. 2008/18478 K. 27.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12834
KARAR NO : 2008/18478
KARAR TARİHİ : 27.11.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası Sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar Me-şa Orman Ür. Gıda İnş. Mal. Nak. San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Yerel Mahkeme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davalılardan Me-şa Orman Ür. Gıda İnş. Mal. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır.
HUMK’un 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Bu bakımdan, davetiyenin ve tebliğ tutanaklı zarfın, davadaki ve takipteki önemi büyüktür. Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde taraflar yargılamaya katılmasalar dahi mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidir. Duruşmaya gelmese dahi yoklukta davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, yasanın öngördüğü uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girişilmemesi ve delillerin toplanarak bir sonuca ulaşılması zorunludur.
Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır.
Tebligat ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Kanun ve Tüzüğün amacı tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
Tebligat Kanunu ile Tüzüğü’nde öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve dolayısıyla belgelendirilmiş sayılmaz.
Özel hukuk tüzel kişilerine tebligatın nasıl yapılacağı Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddesinde ve Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; Özel Hukuk Tüzel Kişilerine yapılacak tebligat bunların yetkili temsilcilerine yapılır.
Eğer tüzel kişinin yetkili temsilcisi yoksa veya evrakı bizzat alamayacak bir halde ise; görev itibariyle temsilciden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş bir kişiye, o da yoksa tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 23. maddesinin 8. bendinde 19.3.2003 gün 4829 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile tebliğ evrakında bulunması zorunlu olan unsurlar arasına “tebliğ evrakı kime tebliğ edilmişse onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasının bulunması” hususu da eklenmiş olup, mahkemece bu konuda da bir değerlendirme yapılmalıdır.
Somut olayda hükmün davalı Meşa Orman Ürünleri Gıda İnşaat Malzemeleri Nakliyat Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti’nin sahibi sıfatıyla Hüseyin Karadağ’a 28.11.2006 tarihinde tebliğ edildiği,yetkili temsilcinin işyerinde bulunmadığı veya evrakı alamayacak durumda olduğu hususlarının tebliğ memuru tarafından araştırılıp tebligat belgesine şerh verilmediği,öte yandan dosyada bulunan ticaret sicili gazetelerine göre davalı şirketin sahibi sıfatıyla hükmü tebellüğ eden Hüseyin Karadağ’ın 28.11.2006 tarihinde şirketi temsile yetkili olmadığı görülmektedir. Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğünün tamamen şekle ilişkin kuralları içermesi nedeniyle, tüm unsurları ile birlikte uygulanması zorunlu olduğundan hakimin tebligat yapılan kişinin şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığını yöntemince araştırması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.10.1965 gün, 1965/2-793-360 sayılı ilamı, 16.9.1981 gün, 1980/7-2371-604 sayılı ilamı, 10.12.1982 gün, 1982/14-655-939 sayılı ilamı, 22.6.1988 gün, 1988/12-266-486 sayılı ilamı, 25.5.2002 gün, 2002/5-327-316 sayılı ilamı, 28.2.2007 gün, 2007/12-95-94, 4.4.2007 gün,12/200-87 sayılı ilamlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır . Bu durumda hükmün, tüzel kişi olan davalı ….Şti’ne tebliği 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18. maddesine aykırıdır. Bu nedenle de aynı kanunun 32. maddesine göre davalının beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi sayılacağından Yasada öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden sözedilemez. Hal böyle olunca, davalının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,27.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.