Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33821 E. 2023/15788 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33821
KARAR NO : 2023/15788
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık … hakkında,
1. Katılanlara yönelik, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Katılan …’a yönelik, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık … hakkında,
1. Katılanlara yönelik, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Katılan …’a yönelik, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Üst Cumhuriyet Savcısı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteklerinin
Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılırken artırım oranının 1/4 olarak gösterilmesine rağmen uygulamanın buna göre yapılmaması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayinine gidilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteğinin
Sanıkların atılı suçları işlemediklerine, ifade alma ve gözaltına alma yönetmeliğine aykırı olarak işlemlerin yapıldığına, katılanlar ile şikâyetçilerin beyanı dışında hiçbir delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucu hükümlerin kurulduğuna, sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanlar ile şikâyetçinin … Jandarma Karakol Komutanlığı’nda görevli oldukları, suç tarihinde … Belediye parkında yaralama olayının meydana geldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine gittikleri ve sanıkların hakkında şikâyet olması nedeniyle ifadelerinin alınması için karakola götürüleceği aşamada sanıkların katılanlara ve şikâyetçiye hitaben sinkaflı küfür ederek, katılanlara vurmak ve tehdit etmek suretiyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan davada, sanıkların atılı suçları işledikleri Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanlar ile şikâyetçi beyanları ve tanıklar … ve …’nin beyanlarına göre, sanığın atılı suçu işlediğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediğine, sanığın mahkûmiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde, sanığın sabıka kaydı incelendiğinde tekerrüre esas engel mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşıldığından “sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunması ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle bu haliyle unsurları oluşmadığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi ve cezasının ertelenmesine yer olmadığına” şeklindeki gerekçe ile lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmaması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Hakaret ve Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yasal artırım oranı olan 1/6 üzerinden artırım yapılmış olmasına karşın, bu oranın 1/4 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu anlaşılmış ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanıkların katılanlara ve şikâyetçiye hakaret ettikten sonra katılan …’a da hakaret etmesi biçimindeki eylemlerinin, aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla katılanlara ve şikâyetçiye karşı işlenen tek bir hakaret suçunu oluşturduğu ve hakaret suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek cezasından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca hükümlülüğüne karar verilmesi,
2. Sanık … hakkında katılanlara yönelik hakaret suçundan kurulan hükümde mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde, cezalar alt sınırdan belirlenmesine rağmen, gerekçe gösterilmeden ertelemedeki denetim süresinin sonuç cezalardan fazla olacak şekilde 2 yıl olarak belirlenmesi,
4. Engel mahkûmiyeti bulunmayan sanık … hakkında, tekrar suç işlemeyeceği kanaatiyle cezalarının ertelenmesine rağmen, 6545 sayılı Yasa ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası yapılan değişikliğin suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle aleyhine olan bu düzenlemenin uygulanma imkânının bulunmaması karşısında, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “6545 sayılı Yasa 72 nci madde ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işleme nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlendiğinden ve sanığın … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/640 Esas 2012/776 Karar sayılı dosyasında hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşıldığından sanık hakkında yasal unsurları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Hakaret ve Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafii ile Üst Cumhuriyet savcısı ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.