Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/783 E. 2023/1006 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/783
KARAR NO : 2023/1006
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yeri devrinin söz konusu olmadığını, önceki ve sonraki işverenlerden bağımsız olarak sözleşme imzalandığını, dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalışması bir yıldan az süreli olduğundan kıdem tazminatından sorumlu olmadığını, aksi kabul edilse dahi işçinin her bir işverenden ayrıldığı tarihteki ücretine göre hesaplama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2016 tarihli 2015/243 E., 2016/67 K. sayılı kararı ile; üst işveren sıfatıyla davacının ödemek durumunda kaldığı işçinin mali hakları ve fer’ilerinin taraflar arasındaki sözleşme ve şartname hükümleri gereğince davalının sorumluluğunda olduğu, bu nedenle davacının sözleşmeye bağlı rücu’en alacak isteminin yerinde olduğu, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 26.04.2021 tarihli 2021/892 E., 2021/1923 K. sayılı ilamı ile; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyiz istemi yönünden dava dışı işçi değişik alt işverenler nezdinde ve son olarak davalı alt işveren nezdinde çalıştığından kıdem tazminatı yönünden davalı yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olduğu, yıllık izin ve ihbar tazminatından davalı son işverenin sorumlu olduğu gözetilerek bu hususta alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiği, davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken aksi gerekçe ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı yüklenicinin son alt işveren olması nedeniyle yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatının tamamından sorumlu olduğu, kıdem tazminatından ise de işçinin kendi nezdinde çalıştığı dönem ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, iş mahkemesi dosyasında dava davalıya ihbar edildiğinden rücuya dayalı eldeki davada ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeye göre işçi alacaklarından davalı işverenin sorumlu olduğunu, davacının işçiyi çalıştıran son yükleniciden ödediği bedeli ve fer’ilerinin tamamını talep edebileceğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine hükmedilen miktarın yasal olmadığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen reddedilen kısım üzerinden müvekkil lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmediğini, tüm giderler ve harçların müvekkilden tahsiline hükmedilmesinin yasal olmadığını, tüm yargılama giderlerinin kısmen kabul oranına göre müvekkil lehine davacıdan tahsilinin gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 inci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

3. Dosya kapsamından davacının dava konusu tazminat talebinin 23.333,79 TL olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.813,55 TL alacak kısmı yönünden davanın kısmen reddine karar verildiği halde kabul (% 27,95) ve red (% 72,05) oranına göre harç ve masrafların taraflara yükletilmemesi, reddedilen kısım üzerinden de davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 üncü, 4 üncü, 5 inci ve 6 ncı paragraflarının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine,
” Alınması gerekli 445,39 TL karar harcından peşin alınan 398,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 46,90 TL harcın kabul (% 27,95) ve red (% 72,05) oranına göre 33,80 TL’sinin davacıdan, 13,10 TL’sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (15/12/2016 ve 2016/188 harç numaralı harç tahsil müzekkeresinde bildirilen 1.352,00TL nin tahsil edildiğine dair makbuz ibrazı halinde bakiye 46,90TL harcın mahsubu ile fazla yatan kısmın yatırana iadesi hususunda Ankara Defterdarlığına müzekkere yazılmasına )
Davacı tarafından alınan 398,49 TL harcın yargılama giderlerinden sayılarak kabul oranına (% 27,95) göre 111,37 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından karşılanan 950,00 TL bilirkişi ücreti, 229,50 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 1.179,50 TL yargılama giderlerinin kabul oranına (% 27,95) göre 329,67 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” paragraflarının eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.