Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9509 E. 2007/4027 K. 20.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9509
KARAR NO : 2007/4027
KARAR TARİHİ : 20.04.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan … Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı …Ş. arasında tuğla alım satımı nedeniyle yapılan 14.4.2004 tarihli sözleşme uyarınca dava konusu 4 adet bononun verildiğini davalı şirketin edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshedip senetlerin iadesini istediğini ancak davalı …Ş.nin sözleşmenin feshinden sonra kötüniyetli olarak senetleri davalı …Ş Oltu Şubesine verdiğini, davalı bankanın müvekkili … ile görüşüp senetlerin bedelsiz kaldığını öğrenmesine rağmen senetleri iade etmeyerek icra takibine koyduğunu senetlerin tahsil cirosu ile davalı bankaya verildiğini bu nedenle … A.Ş ye karşı ileri sürülecek def’ilerin davalı bankaya karşı da ileri sürülebileceğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında takibe konu senetlerin teminat senedi olmadığını, bankaya tahsil için de verilmediğini, davacının ileri sürdüğü delillerin senetlerin alacaklısı ve borçlusu arasında muvazaalı olarak hazırlanmış olup, senetleri ciro yoluyla edinen müvekkili bankayı bağlamayacağını savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket temsilcisi davaya diyeceği olmadığını davalı bankanın kendisine gönderdiği yazıda senetleri kabul etmediğini bildirmesine rağmen karşılıksız kalan senetleri takibe koyduğunu senetleri borcuna karşılık davalı bankaya tahsil için verdiğini beyan etmiştir.

Mahkemece iddia, savunmalar ve toplanan delillere göre davacının dava konusu senetleri aralarındaki sözleşme uyarınca davalılardan … AŞ. Temsilcisi …’a verdiği, adı geçenin de senetleri tahsil cirosu ile davalı bankaya ibraz ettiği, bilahare taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesi üzerine senetleri keşide eden davacının davalılardan senetleri geri istediği ancak tahsil cirosuyla senetleri uhdesinde bulunduran davalı bankanın senetleri icra takibine koyduğu, tahsil cirosuyla devredilen senetlerin TTK.’nun 600/2 maddesi uyarınca poliçeden mesul olanların ancak cirantaya karşı ileri sürebilecek def’ileri hamile karşı dermeyan edebilecekleri bu bağlamda temsil olunan … A.Ş. yetkilisi Naci Yılmaz’ın bildiği hususların temsilci olan … Bankasının bilmemesinin önemli olmadığı, temsilciye karşı temsil olunana yöneltilebilecek def’ilerin ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu, ciro edilenlerin asıl malik olmadığı, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre de davalılar arasındaki hak ve yükümlülüklerin vekalet ilişkisine dayandığı tahsil cirosunun temlik fonksiyonunun olmadığı, ciro edilen senedin ve senette mündeniç hakkın malik haline getirmediği, mülkiyetin ciroya rağmen ciro edende kaldığı, tahsil cirosuyla senedi verenin senet alacaklısı sıfatının aynen devam ettiği, bu nedenle senedi keşide eden davacıların senetleri tahsil cirosuyla elinde bulunduran davalılardan … Bankası A.Ş.’ne karşı diğer davalıya yöneltebilecekleri def’ileri yöneltebilecekleri, senedi ciro eden hamilin davacıları ibra ettiği anlaşıldığından borçlu olmadığına ilişkin def’iyi davalılardan … Bankasına da yöneltebileceği Bankalar Yasası uyarınca davalı bankanın tazminata mahkum edilemeyeceği diğer davalı şirketin de açıkça haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılmaması ve bu davalının davacılar aleyhine herhangi bir icra takibine girişmemesi nedeniyle davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların tüm, davalı bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yararına hükmolunan vekalet ücretinden davalıların müştereken sorumlu tutulmaları gerekirken sadece davalı bankanın sorumlu tutulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm, davalı bankanın sair temyiz itirazlarının reddi ile (2) sayılı bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının 4 nolu bendindeki “davalı bankadan” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “davalılardan” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.