YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4820
KARAR NO : 2007/11173
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı … arasında imzalanan 14.06.1995 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin davalı … tarafından da müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, haricen verilen taahhütname gereğince de davalının her yıl 2500 ton akaryakıt satmayı kabul ve taahhüt ettiğini davalı tarafa muhtelif tarihlerde taahhüdünü yerine getirmesi için ihtarname keşide edildiğini, ancak sonuç alınamadığını, davalının başka dağıtım şirketlerinden daha fazla mal aldığını ileri sürmüş ve şimdilik 1.000.000.000.-TL.nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmenin bir yıllık olduğunu ve yenilenmediğini, müvekkilinin mali durumu bozulduğu için akaryakıt istasyonunu kapattığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı bayinin başka firmaya ait ürün satışı yaptığı sabit değil ise de, sözleşme eki taahhütnamede yer alan yıllık 2500 ton ürün alımı şartının yerine getirilmediği, benimsenen 17.07.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, eksik mal alımı nedeniyle mahrum kalınan kârın 57.798.60.-YTL. olduğu, talep dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçeleri ile ek rapordaki 57.798.60.-YTL. esas alınarak ancak taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne, 1.000.-YTL.nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı … arasında Bayilik Sözleşmesi imzalanmış ve davalı … tarafından ayrıca yıllık asgari ürün satışını öngören taahhütname düzenlenmiştir. Diğer davalı … sözleşmede kefil olarak yer almış, ancak taahhütnameye kefalet etmemiştir. Bayilik Sözleşmesi’nde kefalet limiti yer almadığı gibi, sözleşme içeriğinden kefil olunan miktarın belirlenmesi de mümkün olmadığından kefaletin geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, dosyada biri davacı, diğeri davalı tarafından sunulmuş iki adet sözleşme örneği bulunmaktadır. Bunlardan birinde sözleşmenin süresi sütununda “x” işareti yer alırken, diğerinde “bir (1)” rakamı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin süreli mi yoksa süresiz mi olduğu yolunda araştırma ve inceleme yapılarak bu hususun belirlenmesi gerekir. Davacının delil olarak dayandığı taahhütnamede her yıl için asgari ne miktar ürün satılması gerektiği belirtilmiş ve iki yıl üst üste taahhüt edilen miktarda ürün satılamaması halinde hiçbir ihtara gerek kalmaksızın Bayilik Sözleşmesi’nin feshedilebileceği öngörülmüştür. O halde Mahkemece, her yıl sonunda geçmiş yıla ilişkin kâr mahrumiyeti talebinde bulunulmadığı takdirde o yılla ilgili talep hakkından zımnen vazgeçilmiş olup olmadığı hususu üzerinde de durularak taahhütnamenin hangi tarihte imzalandığı da araştırılıp bu çerçevede toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.