YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/83
KARAR NO : 2023/10171
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlere temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2017 tarihli ve 2017/394 iddianame numarası ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h), 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası , 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2017/284 Esas, 2018/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) , (d), (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 03.10.2019 tarihli ve 2019/20 E., 2019/2108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1- a maddesi gereğince hüküm fıkrasından,
“Sanık …’ın … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/258-2016/126 Esas-Karar sayılı sayılı ilamı ile erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın 11/04/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden yeni bir suç işlediği ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından bu hüküm tekerrüre esas kabul edilerek TCK’nın 58/6-7 md ve fıkraları gereğince hükmolunan cezanın İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA, ” cümlesinin çıkarılmasına yerine
“Sanığın adli sicil kaydında görünen … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/258 Esas 2016/126 Karar sayılı ilamından ötürü sanık hakkında TCK’nın 58.madddesi gereğince birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle Düzeltilerek Onanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1.Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2.Beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur … ile sanık …’ın 01.10.2016 tarihinde saat 22:00 sıralarında iş yerinde birlikte alkol alıp yemek yedikleri, bir müddet sonra oradan ayrılarak tanık K. B.’nin evine gittikleri ve orada da alkol kullanmaya devam ettikleri, devamında saat 03:00-03:30 sıralarında mağdur ile sanık arasında tartışma yaşandığı, bu sırada sanığın mağdura bira şişesi ile vurduğu ve mağdurun cebinde bulunan LG marka içinde sim kart bulunan telefonu aldığı ve olay yerinden ayrıldığı, mağdurun polisi arayarak sanıktan şikâyetçi olduğu, polis ekiplerince mağdura ait telefonun arandığı, telefona sanık …’ın cevap verdiği, sanığın almış olduğu cep telefonunu kolluk ekiplerine rızaen teslim ettiği ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiğinin kabul edildiği görülmüştür.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, soruşturma aşamasında suça konu cep telefonunu mağdurdan 100 TL karşılığında aldığını beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında da mağdurdan zorla telefon almadığını beyan etmektedir.
3. Mağdur soruşturma ifadesinde sanık ile işyerinde alkol adıklarını, daha sonra tanımadığı bir eve gittiklerini, Ulaş’ın bu evde bulunan tanımadığı bir şahsı darp ettiğini, araya girip engel olmak isterken sanığın kafasına şişe ile vurduğunu ve cebinde bulunan LG marka cep telefonunu alıp gittiğini, o gittikten sonra cebindeki 50,00 TL parasını olmadığını anladığını, parasını da Ulaş’ın aldığını düşündüğünü şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Mağdur kovuşturma aşamasında “… bana da bira şişeşisle kafama vurdu. Ben de bunun üzerine evden çıktım. Ancak cep telefonumu orada unutmuşum ama farkında değildim. Yolda giderken birisinden rica ettim. Telefonumu bulmak amacıyla ilk önce eşimi aradım. O bana telefonumun evde olmadığını söyledi. Akabinde ben telefonumu aradım. Telefonu Ulaş açtı. Telefonumu getirmesini istedim. O da şu an getiremem dedi ve telefonu kapattı. Akabinde ben de polisi aradım. Telefon dışında herhangi bir şey alınmadı” şeklinde beyanda bulunmuştur. Soruşturma aşamasındaki beyanı arasında çelişkiyi ise “biz o akşam alkollüydük, o yüzden öyle beyan vermiş olabilirim” şeklinde açıklamıştır.
5. Tanık K. B. soruşturma aşamasında sanığın mağduru yumrukla darp ettiğini ancak telefon veya parasının alındığını görmediğini beyan etmiştir.
6. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü’nün 07.07.2017 tarihli raporuna göre kişinin yaralanmasının; belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilmediği cihetle, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı kanaatini bildirir rapor olduğu görülmüştür.
7. Dosya içinde mevcut 02.10.2016 tarihli tutanakta sanık …’ın cep telefonunu rızaen kolluk ekiplerine teslim ettiğinin belirtildiği, görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından,
“Sanık …’ın … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/258-2016/126 Esas-Karar sayılı sayılı ilamı ile erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın 11/04/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden yeni bir suç işlediği ve sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından bu hüküm tekerrüre esas kabul edilerek TCK’nın 58/6-7 md ve fıkraları gereğince hükmolunan cezanın İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA, ” cümlesinin çıkarılmasına yerine,
“Sanığın adli sicil kaydında görünen … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/258 Esas 2016/126 Karar sayılı ilamından ötürü sanık hakkında TCK’nın 58.madddesi gereğince birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle Düzeltilerek Onanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 03.10.2019 tarihli ve 2019/20 E., 2019/2108 Karar sayılı kararının 5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur ile tanık K.B’nin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu görüşmüş ise de mağdurun sıcağı sıcağına alınan beyanı, Adli tıp Kurumu raporu içeriğinin mağdurun beyanı ile uyumlu olduğu, tanık K. B’nin soruşturma aşamasında alınan beyanında, mağdurun sanık tarafından darp edildiğini doğruladığı, mağdurun cep telefonunun sanıkta bulunarak iade edildiği görülmekle sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 03.10.2019 tarihli ve 2019/20 E., 2019/2108 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.