Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24261 E. 2023/10200 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24261
KARAR NO : 2023/10200
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2017 tarihli ve 2017/150 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 01.03.2017 tarihli ve 2017/59 Esas, 2017/161 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi maddesi uyarınca konutta yağmaya teşebbüs suçu kapsamında kalması ihtimaline binaen delillerin takdiri ve değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

3. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2017 tarihli ve 2017/135 Esas, 2017/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bentd, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/1716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının ( d) ve ( h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 19.11.2021 tarihli ve 2018/94920 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdurun karı koca oldukları, suç tarihinde 19.00 sıralarında sanığın eve geldikten sonra mağdurdan altınları istediği, mağdurun altınları vermeyi reddedince dudağına ve kafasına yumruk ile; ayağına da tekme ile vurduğu, ardından mağdura ”anneni babanı sinkaf ederim, dışarıda onun bunun erkekleri ile ilişkiye girip gelip evde banyo yapıyorsun.Orosbu altınları vermezsen senin ayaklarını kırarım, seni sakat bırakırım, seni keserim ama öldürmem, sürünürsün” şeklinde sözler söylediği, daha sonra sanığın eylemine son verip evden ayrıldığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Mağdurun basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair 23.01.2017 tarihli hastane raporu dosya içerisinde yer almakatadır.

3. Sanık ve mağdurun kızı olan tanık E.K.’nın olaya dair anlatımının mağdur beyanları ile uyumlu olduğu görülmüştür.

4. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde fazla ceza tayin edildiğinin tespit edilmesi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında hakaret suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.

B. Sanık … ile mağdur …’in resmi nikahla evli oldukları ancak boşanmaya karar verdikleri, olay tarihinde sanığın mağdurdan altınları vermesini istediği ancak mağdurun vermemesi üzerine sanığın mağduru darp ve tehdit ettiği dava konusu olayda;

Tarafların, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşler arası mal rejimini düzenleyen hükümlerine göre evlenmeden önce veya sonra (noterde düzenleme veya onaylama şeklinde) ‘mal rejimi sözleşmesi’ yapıp yapmadıkları, yada evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmiş olup olmadıkları, sözleşme yapmışlar ise kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edip etmedikleri, böyle ise hangisini seçtikleri ve bu rejime ilişkin düzenlemeler kapsamında suça konu edilen altınların kime ait olduğu hususlarının etraflıca araştırılması, mal rejimi sözleşmesi yapılmamış ise eşler arasında edinilmiş mallara ‘katılma rejimi’nin uygulanması asıl olacağından, evlilik birliği devam ederken paydaş oldukları altınların boşanma süreci ile 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir hukuki ilişkiye dayalı alacağa konu olup olmayacağının tartışılması/değerlendirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/122 Esas, 2018/1716 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.