YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9718
KARAR NO : 2007/2987
KARAR TARİHİ : 27.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşme davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ağabeyi dava dışı … ile davalı arasındaki oto satış mukavelesi çerçevesinde davalıya teminat için verilen senedi müvekkilinin kefil sıfatı ile imzaladığını, söz konusu bononun davalı tarafça haksız olarak icra takibine konu edildiğini, müvekkili polis memuru olduğundan işini etkiliyeceği düşüncesi ile müzayaka altında davalıya ödeme yapıldığını ve protokol imzalandığını ileri sürmüş ve haksız ve hukuka aykırı 4.600.000.000.TL. lik ödemenin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bonoya dayalı olarak icra takibine giriştiğini, davacının senedin teminat senedi olduğu iddiası ile Mersin İcra Mahkemesinde borca itiraz davası ayrıca Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tesbit davası açtığını ancak anlaşma nedeniyle icra mahkemesinde feragat nedeniyle red hükmünün kurulduğunu, ticaret mahkemesindeki davada takip edilmediği için açılmamış sayılma kararı verildiğini, taraflar arasındaki 19.6.2003 tarihli mukavele karşısında rızaya dayalı ödeme nedeniyle istirdat davasının açılamayacağını, cebri icra tehdidi altında ödemeden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın İİK.’nun 72.maddesinde düzenlenen bir yıllık süre içinde açıldığı, davacının polis memuru olması ve il dışında tayin korkusu ile müzayaka altında yapılan ödemenin davacıyı bağlamayacağı, söz konusu aracın davalıya verilen vekaletname gereğince üçüncü bir şahsa satıldığı ve davalı tarafın satış bedelini davacı tarafa verdiğini ispatlayamadığına göre teminat olarak verilen bononun icraya konulması ile mükerrer tahsilatın yapıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, 4.600.00 YTLnin 23.6.2003 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlığa konu bono ile girişilen icra takibinden sonra 19.6.2003 tarihinde mukavele başlıklı bir belge imzalandığı, taraflar ve vekillerince imzalanan bu belge uyarınca davacının borcu kabul edip ödediğini bunun karşılığında tarafların birbirini ibra ettikleri, birbirlerinden hak ve alacak talep etmeyeceklerini ve anılan bono ile ilgili hiçbir dava açmayacaklarını kararlaştırdıkları dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Anılan mukavele ihtiyati haciz tehdidi altında düzenlenmediğinden bu mukavelenin davacıyı bağlamayacağı söylenemez. O halde mahkemece ibrayı da içeren mukavele hükümleri gözetilerek davanın reddi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.3 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.