Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1842 E. 2023/2540 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1842
KARAR NO : 2023/2540
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1063 E., 2022/2019 K.
FER’Î MÜDAHİL :… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.04.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/362 E., 2021/418 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.11.2013-31.05.2017 tarihleri arasındaki sigorta primlerinin 15 gün üzerinden bildirildiğini, oysaki davacının davalı site yöneticiliğinde tam zamanlı çalıştığını belirterek, davacı müvekkilinin davalı site yönetiminde 28.11.2013-31.05.2017 tarihleri arasında haftalık 45 saat olacak şekilde tam zamanlı çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kısmi süreli ve kesintili bir şekilde çalıştığını, davacının müvekkili siteden başkaca sitelerde de çalışmasının bulunduğu, davacının ateşçi belgesinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkili sitenin kaloriferlerinin yakılması işini yapmadığını, davacının müvekkili sitenin kapıcı bulundurma zorunluluğu olmadığını, bu nedenle davacının su alma, çöp toplama ve ortalama 10 günde bir defa merdiven yıkama işi ile yalnızca yaz döneminde yılda iki kez bahçe temizliği yaptığını, bunların ücretlerinin de muhasebe tarafından ödendiğini beyanla, davanın reddini istemiştir..

2-Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili kurum yönünden husumet bulunmadığını, müvekkili kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığını ve resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin ancak eşdeğer belge ve delillerle ispat edilebileceğini beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “komşu işyeri tanıkları ve davacı tanıklarının beyanları ile de sabit olmak üzere, davacının birkaç siteye birden baktığı, bu nedenle davalı site yönetiminde tam zamanlı çalışmasının mümkün olmadığı, davacının ateşçi belgesinin bulunmadığı, yapılan kısmi zamanlı çalışmanın sigorta primlerinin ödendiği, emsal ücret araştırması ve tanık beyanları kapsamında davacının davalı site yönetiminde SGK kapsamında bildirilen süreler kapsamında çalıştığı anlaşılmakla,” şeklinde belirtilen gerekçeler ile davacının subut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı lehine beyanda bulunan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, davacının davalı site yönetiminde tam zamanlı olarak çalıştığını, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacıya ait hizmet cetveli, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin çalıştığı yerin 2 bloktan oluşan 2 apartman binası şeklinde olduğunu, her blok 5 katlı; toplamda 30 daireden oluştuğunu, kazan yakımı, kömür taşınması dahil tüm kapıcılık hizmetlerinin verildiğini, bağımsız bölüm sayısının ve eklentiler ile ortak alanların da fazla olduğu da dikkate alındığında yoğun bir iş hacmini gerektirdiğini, iş hacmine göre kısmi çalışmanın mümkün olmadığını, tanıkların, davacının Ata sitesinde çalıştığını beyan ettiklerini, tanıkların bir kısmı dinlenmeden hazırlanan ve ek rapor alınması yönündeki bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 28.11.2013-31.05.2017 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2) Dava, 506 sayılı Kanun’un 79.uncu maddesinin onuncu fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86.ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194. üncü maddesi gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1-Somut olayda, davalıya ait apartman işyerinden, davacının 28.11.2013-31.05.2017 tarihleri arasında kısmi bildirimlerinin bulunduğu, dinlenen tanık anlatımları ile davacının birkaç siteye birden baktığı, bu nedenle davalı site yönetiminde tam zamanlı çalışmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak mahkemece yapılan araştırmanın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.

2.Dosya kapsamından, davacının eşi …’in davalı apartmandan 24.10.2002-31.10.2011 tarihleri arasında tam zamanlı çalışmalarının bulunduğu ve emekli olduğu, davacının eşinin 29.11.2011 tarihinde emekli olmasından sonra davacının, davalı site yöneticiliğinde 28.11.2013-16.12.2013, 28.06.2014-16.07.2014, 03.09.2014-31.05.2017 tarihleri arasında kısmi çalışma bildirimlerinin yapılmış olduğu, ancak 16.12.2013 ve 31.05.2017 tarihlerinde (03) kodu ile çalışmanın sonlandırıldığının bildirildiği, 16.12.2013 istifa tarihinden 28.06.2014 tekrar giriş tarihine kadar kapıcı dairesinde kalmalarına rağmen kapıcılık hizmeti alınıp alınmadığı, kendisinden mi? emekli eşinden mi? kapıcılık hizmetinin alındığının açıklığa kavuşturulmadığı, (03) kodu bildirilmesine rağmen istifa dilekçelerinin sunulmadığı, site yönetimi genel kurul tutanaklarının getirtilmediği anlaşılmaktadır.

Davacının aynı görevde emekli olan eşinin tam çalışmaları da bildirildiği dikkate alınarak emekli olduktan sonra kapıcılık hizmetinin kısmi olarak davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, ayrıldıktan sonra kapıcılık hizmetinin yeniden işe giriş tarihine kadar kim tarafından yerine getirildiği yönünde araştırma yapılmalı, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip civar kapıcılar ve varsa market çalışanları, daire sakinleri resen dinlenilmeli, dinlenen ve daire sahibi olduklarını veya kirada oturduklarını beyan eden tanıkların buna ilişkin tapu, varsa kira sözleşmeleri dosya arasına alınarak tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.