Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4309 E. 2006/8751 K. 25.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4309
KARAR NO : 2006/8751
KARAR TARİHİ : 25.09.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tesbit- tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin dava dışı … Sahil Ekmek Ltd.Şti. borçları için davalı lehine taşınmazı üzerine ipotek tesis ettiğini, davalının müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ayrıca dava dışı şirketin borçlusu olduğu taşıt kredisi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı için ilamsız icra yolu ile takibe giriştiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davada, ipoteğin dava dışı … Sahil Ekmek Ltd.Şti’nin bankaya doğmuş ve doğacak bütün borçlarının teminatı için verildiğini, taşıt kredisi sözleşmesinin de teminatı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 2001/3042 sayılı takip dosyası üzerinden 9.286.000.000.TL asıl borç ve takip tarihinden itibaren %95 ve değişen oranlarda faiz borcu dışında borçlu bulunmadığının tespitine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Resmi senede göre ipoteğin, 10.000.000.000.TL üst hadli teminat ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ipotek teminatının faiz dahil 10.000.000.000.TL’yi aşamayacağı gözetilmeden teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Birleşen davaya gelince; birlişen davanın davacısı Hanefi … davalı banka ile dava dışı … Sahil Ekmek ve Gıda San.Ltd.Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi ve yine aynı taraflar arasında bağıtlanan Bireysel Kredi Sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu ve bu nedenle kredi borçlusunun adı geçen sözleşmelerden kaynaklanan borcu ve fer’ilerinden dolayı kefalet limiti ve varsa kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece borcun anılan sözleşmelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
(2)

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.