YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25239
KARAR NO : 2023/10054
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.12.2017 tarihli ve 2017/127799 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 31/3 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 31/3, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/3300 Esas, 2019/368 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Suça sürüklenen çocuğun eyleme iştirak etmediğine,
3. Diğer failler yakalanmadığı halde nitelikli halden arttırım yapıldığına,
4. Beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçi sokakta telefon ile görüşürken suça sürüklenen çocuk … ve diğer 2 kişinin mağdurun yanına geldikleri, suça sürüklenen çocuk … ve diğer şüphelilerden birinin şikâyetçinin kollarından tuttuğu, kimliği belirlenemeyen bir diğer şahsında şikâyetçinin telefonunu alarak yağma suçunu işledikleri mahkemece kabul edilmiştir.
2. Diğer 2 şüphelinin kimliği tespit edilememiş ancak suça sürüklenen çocuk …’ın şikâyetçi tarafından ve çevredeki diğer şahısların yardımıyla yakalandığına dair tutanak dosyada mevcuttur.
3. Suça sürüklenen çocuğun şikâyetçi tarafından 18.12.2017 tarih 12.45 saatli teşhis tutanağına göre şikâyetçinin kolundan tutan şahıs olarak kesin ve net olarak teşhis edildiği görülmüştür.
4. Şikâyetçiye ait telefon ele geçmemiş ve bedeli de ödenmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin İncelemede
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçinin beyanı, yakalama tutanağı, olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuğun Eyleme İştirak Etmediğine İlişkin İncelemede
Şikâyetçinin çalan telefonu ile görüşme yaptığı sırada suça sürüklenen çocuk … ile haklarında açık kimlik bilgilerinin belirlenememesi nedeniyle ayırma kararı verilen iki şüphelinin yanına gelerek … ile kimliği belirsiz bir şüphelinin şikayetçinin kollarını tuttuğu, diğer kimliği belirsiz şüphelinin ise şikayetçinin cep telefonunu cebinden alarak olay yerinden kaçtığı ve suça sürüklenen çocuğun diğer şüphelilerle ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Diğer Failler Yakalanmadığı Halde Nitelikli Halden Arttırım Yapıldığına İlişkin İncelemede
5237 sayılı Kanun’un 149/1 inci fıkrasının (c) bendine göre, yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Bu nitelikli hâlin varlığı için, yağma suçunu iki veya daha fazla kişinin müşterek fail olarak işlemesi gerekir. İki veya daha fazla kişinin suçu birlikte işlemesi hâlinde bir iştirak ilişkisi vardır ve bu kişilerin hepsi müşterek faildir. Bu hükmün kabulünde, yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesinin mağdur üzerinde oluşturabileceği zorlayıcı etki göz önünde bulundurulmuştur.
Bu açıklamalar sonucunda suça sürüklenen çocuğun diğer iki şahısla birlikte şikâyetçinin kollarından tutarak cep telefonun yağmaladığı somut olayda yağma suçunun nitelikli halinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Beraat etmesi gerektiğine İlişkin İncelemede
Şikâyetçinin beyanı, yakalama tutanağı, olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/3300 Esas, 2019/368 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen emyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun ‘un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.