Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/843 E. 2006/8734 K. 25.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/843
KARAR NO : 2006/8734
KARAR TARİHİ : 25.09.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamasına ve davalıya herhangi bir bono vermemiş olmalarına rağmen davalının bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, takip dayanağı bononun üzerindeki yazıların farklı olduğu gibi rakam ve yazı ile yazılan miktar hanesinin çelişkili olduğunu ve yazı ile yazılan kısma sonradan eklemeler yapıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının daha önce imzayı inkar ettiğini, ancak imzanın ona ait çıktığını, davanın ödemeyi geciktirmeye yönelik olarak açılmış olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, rakam ve yazı ile tespit olunan miktar hanesinde farklılık bulunması halinde yazıya itibar edileceği, bono tanziminde farklı kalemler kullanılmasının senedi geçersiz kılmayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK.nun 588. maddesi “ Poliçe bedeli hem yazı ve hem de rakamlarla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur” hükmünü içermektedir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bu hüküm, bedele ilişkin yazı ve rakamlarda tahrifat iddiası bulunmaması halinde uygulanabilir.
Somut olayda davacı bedele ilişkin yazı ve rakamların farklı el tarafından farklı zamanda yazıldığını, ayrıca yazı ile yazılan bedel kısmına “yüz” yazısının sonradan eklendiğini iddia etmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının tahrifat iddiası yönünden Adli Tıp Kurumundan yada oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.