YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1362
KARAR NO : 2007/3176
KARAR TARİHİ : 29.03.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile yaptığı sözleşme uyarınca genel temizlik hizmetlerini üstlendiğini, 4325 sayılı Kanun ile Kanun kapsamında kalan illerde işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin sigorta primleri işveren hissesinin hazine tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını ancak davalının, müvekkilinin hak edişlerine ilişkin tahakkuk etmesi gereken sigorta priminin işveren hissesi eksik tahakkuk ettirilerek ve ilgili yasa ve sözleşme kapsamına aykırı olarak müvekkiline ödenmediğini iddia ederek bu alacağını asıl ve birleşen ek davasında talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, bir yıllık zamanaşımı süresinde davanın açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın haksız olarak ödendiğine inanılan paranın karşı taraftan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenilmesi olduğu, B.K.’ nun 66. maddesi uyarınca davanın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, bu sürenin de davacının ( zarar görenin) mal varlığındaki azalmayı ve haksız kazanç sağlayan kişiyi öğrenmesinden itibaren başlayacağı, davacının 1998′ den itibaren 2002 yılına kadar ödemede bulunduğu, buna göre ödemeyi yaptığı tarihte mal varlığındaki azalmayı ve haksız zenginleşen kişiyi öğrenmiş sayılacağı, davanın ise 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme B.K.’ nun 386/2. maddesi uyarınca vekalet benzeri bir ilişkidir, aynı yasanın 126/4. maddesi gereği 5 yıllık zamanaşımına tabidir. B.K.’ nun 128. maddesinde zamanaşımının başlangıcı hükme bağlanmıştır. Buna göre davacının, hazine tarafından davalıya yapılan ödemeleri öğrendiği tarihin zamanaşımının başlangıcı olarak kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davanın zamanaşımına uğramadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.