Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5617 E. 2007/11247 K. 13.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5617
KARAR NO : 2007/11247
KARAR TARİHİ : 13.12.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı banka ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalanmasına rağmen kartın kendisine teslim edilmediğini ancak davalı bankanın kredi kartı harcamaları nedeniyle takibe geçtiğini belirterek, davalı bankaya borçlu olmadığının tesbiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartının davacının işyerinde, oğluna teslim edildiğini ve kredi kartı harcamaları nedeniyle davacı aleyhine takibe geçilip, takibin kesinleştiğini davacının iddiasının haksız olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme uyarınca davacıya tahsis edilen kredi kartının dava dışı …’a teslim edildiği, kartın teslim edildiği adresin davacıya ait olmadığı, davalının daha titiz ve dikkatli davranması gerektiği nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı adına çıkarılan kredi kartının 4.12.2004 tarihinde işyeri adresinde oğlu dava dışı …’a teslim edildiği ve belirtilen kredi kartının bankomatik cihazından nakit para çekilmek suretiyle kullanıldığı dosya içindeki delillerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının işyeri adresinde oğluna teslim edilen kredi kartından nakit para çekilmek suretiyle yapılan harcamalardan sorumlu tutulması gerekir. Bu durumda mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde davacının bu harcamalardan sorumlu tutulmaması yolundaki kararında isabet görülmediği gibi, davalı bankanın alacağını tahsil için giriştiği takipte kötüniyetli olmadığı gözden kaçırılarak davalı banka aleyhine tazminata karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.