Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/847 E. 2023/1954 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/847
KARAR NO : 2023/1954
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1374 E., 2022/2233 K.
DAVALILAR : 1-…
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.02.2020
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/79 E., 2021/185 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.07.2016-25.07.2016 tarihleri arasında davalı …’e ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, Kırşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 08.08.2019 tarih ve 38165264-42/0715026 sayılı Kurum işleminin iptaline, haksız işleme dayalı olarak kesilen maaşların ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının fiili olduğunu işveren olarak bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, davanın açılmasına davalı kurumun sebebiyet verdiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davacının yurt dışında çalıştığını, Türkiye’deki çalışmasının fiili olmadığı idiasının mesnetsiz olduğunu, davacının 1949 doğumlu olsa da, yurt dışından geldiği zamanda ilan dağıtım işinde fiilen çalışabilecek sağlık şartlarına sahip olduğunu, davacının sistemde kayıtlı üç adresinin olduğunu, birinin Avusturya, diğerinin …, sonuncusunun ise Kırşehir’deki kayıtlı adresleri olduğunu, davacının …’da yaşadığına dair kayıt bulunmadığı tespitinin ise hatalı olduğunu, Türkiye’ye geldiği zamanlarda … adresinde yaşadığını, yazın Kırşehir’deki yazlığa gittiğini, bordrolu tanıkların çalışmayı doğruladığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 14.01.2019 tarihli denetmen raporunda; işyerinin Söz Emeklilik ünvanıyla faaliyet gösterdiği, … adresinde 16.01.2018 tarihinde yapılan denetimde fiilen çalışan bulunmadığının tespit edildiği, 2017 yılı Aralık ayında bildirilenlerde’ın …,…,…’in ise KKTC ile bağlantılı oldukları, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait işletme defterlerinin incelendiği, 2016 yılında 5 adet danışmanlık bedeli adı altında gelir kaydının bulunduğu, işveren olarak beyanı alınan …’in SGK da iş takipçiliği işleri yaptığını, …, …, …’ın sürekli personel olduğu, diğer işçilerin bir kısmının dili iyi olan, yabancı ülke sosyal güvenlik mevzuatını iyi bilen dosyada hazırlamak için kısa süreli işe alınan, vasıfsız olanların ise ilan dağıtma, çay, temizlik işi için işe alınan kişiler olduğunu beyan ettiği, işerinden bildirilen sigortalıların büyük bir kısmı arasında akrabalık bağı olduğu, tescil tarihi itibariyle 1-2 kişi bildirilirken, 2016 yılında 45 kişiye kadar bildirim yapıldığını, danışmanlık hizmeti adına makbuz kesilenlerin yurt dışında geçen hizmetlerini borçlan ve davalının işyerinden sigortalı çalışması bildirilen kişiler olduğunun tespit edildiği, davacının yurt dışında yaşayan ve 1949 doğumlu bir hanım olması itibariyle de ilan dağıtım işinde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanaatine varıldığından, denetmen raporunun aksi ispatlanamadığından davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesine dayalı olarak “davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile dava konusunun hizmet tespiti olduğu, yerel mahkemece davanın niteliğinin dahi hatalı değerlendirildiğini, davacının adres kayıt sisteminde 3 adet adresinin bulunduğunu, bu adreslerden birinin Avusturya’da, diğerinin …’da ve sonuncusunun ise memleketi olan Kırşehir’de olduğunu, davacının Avusturya’da olmadığı dönemlerde dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ”…/…” adresinde yaşamakta olduğunu, yılın belli günlerinde ise memleketi Kırşehir’de bulunan yazlığına gittiğini, Yerel Mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmaksızın yorum yapmak sureti ile davacının … ilinde bulunmadığı kanaatine varıldığını, dosya kapsamında davalı işverene ait işyerinde fiili olarak çalışması bulunduğunun tanık beyanlarıyla da ortaya konulduğunu, davacının yurt dışı giriş çıkışlarını gösterir kayıtlar ve işyeri çalışma evraklarının da dosyaya sunulmuş olup Yerel Mahkemece bu belgelerin dikkate alınmadığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya ait … sicil numaralı işyerinden 02.07.2016 ile 25.07.2016 tarihleri arasında bildirilen sigortalı çalışmalarının fiili çalışmaya dayandığı ve kesilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Kanun’un 59 uncu ile 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.