YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14133
KARAR NO : 2023/10065
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2009/8393 soruşturma numaralı ve 26.08.2009 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53, 54 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2012 tarihli ve 2011/416 Esas, 2012/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği ve bu kararın 02.05.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2013/250 Esas, 2015/1005 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 16.02.2013 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 25.01.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.
4. İhbar üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan hükmün açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/2776 Esas, 2022/7452 Karar sayılı kararı ile;
“1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın denetim süresi içinde tekrar suç işleyen sanık hakkında, mahkemece duruşma açılıp, duruşmaya çağrılan, sanığa varsa diyecekleri sorularak aynı Kanunun 230. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında bulunması gereken bütün hususlar da gözetilerek aynı hükmün yeniden kurulması ve açıklanması gerekirken, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde duruşma açılmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye de tebliğ edilmeden karar verilmesi,
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Erteleme kararı verilmesi gerektiğine,
3. Kararın gerekçesiz olduğuna,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Olay günü sanık ile mağdur arasında çıkan tartışma sırasında sanığın, av tüfeği ile mağduru korkutmak maksadıyla bir el havaya ateş ederek tehdit ettiği kabul edilmiştir.
2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrasına uyan nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 02.05.2012 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ihbara konu ikinci suçun işlendiği 16.02.2013 tarihi arasında geçen 9 ay 14 günlük süre içerisinde dava zamanaşımının durduğu anlaşılmıştır.
3. Suç tarihi olan 21.08.2009 tarihinden itibaren karar tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.