YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6484
KARAR NO : 2006/8921
KARAR TARİHİ : 28.09.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin olarak verilen hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, mahkemece temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş, bu karar yine davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu şirkete ait iki aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili kuruma pay ayrılmadığını, oysa araçların satışından önce trafik kayıtları üzerine haciz konulduğunu bildirerek sıra cetvelinin iptaline, müvekkili kurumun garameye dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce icra müdürlüğünün Bafra Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nden gelen yazı uyarınca sıra cetveli yaptığı, davacı kurumun haciz yazısının daha sonra yazıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı kurum vekilinin temyiz istemi de, muhtırada belirtilen kesin süre içinde tebligat ve temyiz masrafının yatırılmadığından bahisle reddedilmiştir. Her iki hüküm davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tebligat ve temyiz masrafının yatırılması için davacı kuruma gönderilen muhtırada masraf tutarı kadar paranın “gönderilmesi” istenmiş olup, davacı da süresi içinde parayı PTT kanalıyla göndermiştir. Havalenin bir müddet PTT’de bekletilerek gönderene iade edildiği anlaşılmaktadır. 17.10.2005 günü tebliğ edilmiş, belirtilen masraf aynı gün PTT havalesi ile gönderilmiştir. Bunun üzerine davacı 01.12.2005 günü masrafı tekrar yatırmıştır. Masrafa ilişkin tutarın mahkemece alınmayıp iade edilmesi davacının kusuru kapsamında mütalaa edilemeyeceğinden mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 01.12.2005 günlü ek kararının kaldırılarak asıl hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2- Davacı kurumun prim ve sair alacaklarının 6183 sayılı yasaya göre takip ve tahsil edileceği 506 sayılı Soysal Sigortalar Kanunu’nun 80/V nci maddesinde açıkça belirtilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21 nci maddesi ise üçüncü şahıslar tarafından haczedilen bir malın, satış anına kadar kamu alacağı için de haczedilmesi halinde satış bedelinin garameten paylaştırılacağı hükmüne amirdir. Bu durumda mahkemece trafik sicil müdürlüğünden aracın satışı tarihi itibariyle takyidatları getirtilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz isteminin reddine ilişkin 01.12.2005 günlü ek kararın KALDIRILMASINA, 15.09.2005 tarihli kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 28.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.