Emsal Mahkeme Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2023/71 E. 2023/418 K. 22.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/71
KARAR NO : 2023/418

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : … (…)
ÜYE : … (…)
ÜYE : … (…)
KATİP : … (…)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2021
NUMARASI : 2018/561 Esas 2021/652 Karar

DAVACI : … – TCK:…
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-… – TCK:…
2-… – TCK:…
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 22/03/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/03/2023

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı … vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 29/10/2017 tarihinde, davalıların sürücüsü, maliki, sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın davalı yanın aracı olduğunu, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 09/09/2021 tarihli ıslah dilekçesinde, sürekli/geçici işgöremezlik tazminatı olan 500,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin talep ettikleri 150,00 TL ve çalışma ve yaşama gücünün kaybedilmesi/azalması nedeni ile talep ettikleri 50,00 TL’lik alacak kalemlerini bilirkişi raporu doğrultusunda 47.322,63 TL daimi, 9.345,22 TL geçici işgöremezlik tazminatı olarak, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak talep ettikleri 100,00 TL’nin bilirkişi raporunda belirlenen 3.555,00 TL bakıcı gideri olarak, ulaşım giderine ilişkin 200,00 TL’nin raporda belirtildiği gibi 2.294,40 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı … AŞ. vekili cevap dilekçesinde, usul yönünden, davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, esas yönünden ise davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kazanın oluşumunda asli kusurlu olmadığını, kazanın asıl sebebinin yola çıkan köpek olduğunu, mücbir sebep nedeni ile müvekkillerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sürücü …‘ın tam kusurlu olarak davacının kullandığı araca çarpması sonucu davacının %10 malul kalacak, 2 ayda iyileşebilecek ve bu süre içerisinde başkasının bakımına muhtaç olacak şekilde yaralandığı, alınan bilirkişi raporuna göre geçici ve sürekli iş göremezlik zararları ile bakıcı ve SGK tarafından karşılanmayan ulaşım gideri zararlarının oluştuğu, bilirkişi raporunda belirtilen miktarlarda davanın ıslah edildiği, davacının yaralanması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu da nazara alınarak, manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “davanın kısmen kabulü ile 1-Maddi tazminat davasının kabulü ile, 47.322,63 TL daimi, 9.345,22 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 3.555,00 TL bakıcı gideri (tedavi gideri), 2.294,40 TL ulaşım giderinin davalı … poliçe teminat limitinde 24/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak kaydı ile, diğer davalılar kaza tarihi olan 29/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 29/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hükme karşı davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyet oranı ile kusur raporları nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, davacının iş gücü kaybının daha yüksek olmasına rağmen ve bu yönde bilirkişi raporlarına defalarca itiraz edildiği halde yeniden rapor alınmayarak karar verilmesinin doğru olmadığını, ıslah yolu ile talep edilen maddi tazminat tutarları tam kabul edilmesine rağmen, maddi tazminat yönünden davalı … lehine vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın ticari dava olması nedeniyle ticari faize karar verilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili … Sigorta AŞ istinaf dilekçesinde; dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun erişkinler için engellik değerlendirilmesi hakkındaki Yönetmeliğe göre düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini kaldı ki bu konudaki belirsizlikleri gidermek için 19/06/2021 tarihinde 9327 sayılı Kanunla 2918 sayılı Kanunun 90 ve 92. maddelerinde değişiklik yapıldığını, mahkemece bu değişiklikler esas alınarak hesap raporu düzenlettirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda gelirin yüksek esas alındığını, asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında teminat altına alınmadığını, bu taleplerin reddi gerektiğini, kazazedenin araç içinde yolcu olup ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilerek müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından temerrüt koşullarının oluşmadığını, faize hatalı olarak hükmedildiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı … vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli yer tutmaktadır. Zarar gören kişi, asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia ediyorsa bunu ispat etmesi gerekmekte olup, yerel mahkeme de bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Bu bağlamda, gerçek zararın hesaplanmasında, zarar görenin asgari ücretten fazlasına dair kazancı olduğu yönünde bir iddiası varsa kaza tarihinden hesap tarihine kadar ki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi suretiyle gelirlerin belirlenmesi, böyle bir iddia olmaması yahut zarar görenin herhangi bir işinin olmaması halinde kazancı asgari ücret kabul edilmesi, zarar görenin çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması, kaza tarihinden hesap tarihine kadar geliri bilinen (işlemiş) ve geliri bilinmeyen (işleyecek) aktif dönemin ve zarar görenin bakiye ömrü esas alınarak pasif dönemin tespit edilmesi, zarar görenin kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen kazancı üzerinden, işlemiş (bilinen) aktif dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek (bilinmeyen) aktif dönem hesabında zarar görenin hesap tarihinde bilinen son geliri nazara alınarak işleyecek aktif dönem tazminat hesabı yapılması, pasif dönem hesabında ise asgari geçim indirimi uygulanmaksızın asgari ücret üzerinden zarar hesabının yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının aktif turist rehberliği yaptığı kabul edilerek ve Turizm Bakanlığı’nın emsal ücret yazısı esas alınarak, davacının kazancının asgari ücretin 2.407 katı esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının 14/05/1949 D.lu olup, 29/10/2017 kaza tarihinde 68 yıl 5 ay 15 günlük olduğu, emekli sandığından emekli aylığı aldığı aldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf turist rehberliğini ek iş olarak yaptığını ve gelir elde ettiğini iddia etmiş bu kapsamda tanık deliline dayanmışsa da, 6236 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu kapsamında alınmış bir “turist rehberi ruhsatnamesi”nin dosya kapsamına sunulmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının cevabi yazısından da turist rehberi ruhsatı olmayanların turist rehberi hizmetini sunmasının mümkün olmadığı, böylece tek başına tanık beyanlarının yeterli olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacının Turizm Bakanlığından alınmış “turist rehberi ruhsatnamesi” bulunup bulunmadığı, bu kapsamda düzenli gelirinin olup olmadığı araştırılarak, gerekirse bu konudaki delillerini sunması için davacıya süre verilerek, davacının geliri netleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderildikten, sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı …Ş. vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/09/2021 tarihli 2018/561 Esas – 2021/652 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı … AŞ. vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden ilgilisine iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK’nın 36. maddesi gereğince Ankara 14. İcra Dairesi’nin 2021/15112 sayılı dosyasına yatırılan teminat mektubunun yatırana iadesine
6-İİK’nın 36. maddesi gereğince Çankırı İcra Dairesi’nin 2021/3004 sayılı dosyasına yatırılan 5.389,62-TL nakit teminatın yatırana iadesine,
7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/03/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.



Başkan …

Üye …

Üye …

Katip …

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.