YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1680
KARAR NO : 2023/2268
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1761 E., 2022/705 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Av. …
DAVA TARİHİ :09.06.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/14 E., 2021/171 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait bahçede buhunan kargir yapıda ikamet ederek, 1997 yılının Haziran ayından 05.10.2015 tarihine kadar davalıya ait bahçenin bekçiliğini yaparak, bunun yanında sulama, bahçe bakımını, koruma ve gözetim ile bu işten doğan tüm iş yeri yaparak, hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalışmış olmasına rağmen davalı tarafça sigortasının yatırılmadığını ve iş hukukundan kaynaklanan haklarının ödenmeyerek, müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkili tarafından çalıştığı dönemlerde sigortasının yapılması talep edildiğinde de “sigortayı ne yapacaksın, o parayla sana bir ev alırım, içerisinde oturursun” şeklinde vaatlerde bulunulduğunu, müvekkilinin oyalandığını, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinin kuruma bildirilmeyen 1997 Haziran – 05.10.2015 tarihleri arasında ki çalışmalarının tespiti ve bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerinin davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının açılmasının 5 yıllık hak düşürücü sareye bağlanmış olduğundan işbu davanın hak düşürücü süre dolduğundan dolayı reddi gerektiğini, ayrıca davacının hiç bir suretle davalının yanında hizmet akdi ile kesintisiz ve sürekli çalışmasının bulunmadığını, sulama birliği kayıtlarının incelenmesinden sulamanın bir kaç gün ile sınırlı olduğu bu kanıtlara göre davacının olsa olsa söz konusu bahçede günü birlik yevmiye usulü çalışmış olarak kabul edilebileceği, sulama birliği kayıtlarının davacının çalışmasının sürekli ve kesintisiz bir çalışmaya delil niteliğinde olmadığın, ayrıca söz konusu bahçenin damlama sulama yöntemi ile sulanan bir bahçe olduğunu ve ihtilaflı dönemde bahçesinin başkasına kiraya verildiğini, iddia edilen çalışma süresinin 18 yıl olduğunu, bu kadar uzun bir sürede davacının rismi makamlara başvurmamış olmasının davasında inandırıcı olmadığını, taraflar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davanın Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/90 esas numarası ile halen derdest olup, Asliye Hukuk Mahkemisinde görülen davada da anlaşılacağı şekilde davacının davalıya ait bahçeyi İcar olarak 2000-2001 yılları arasında 1 yıllığına kiralamış olduğunu, 2009-2015 yılları arasında da bahçenin işlenmek üzere … ve …’ya kiraya verildiğini, dolayısıyla bahçenin bu yıllarda da bakımı ve bekçiliği için herhangi bir hizmete ihtiyaç duyulmadığını beyan ederek tüm bu nedenlerden dolayı açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle 5 yıl içinde açılması gerektiği, belirtilen süre içerisinde açılmayan işbu davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kurum kayıtlarının tetkikinden de davacının davalıya ait bahçede çalıştığına dair kuruma bildirilen herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; Davanın kabulü ile, davacının 01.06.1997 – 05.10.2015 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı 139 ada, 48 ve 49 parsellerde aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Fer’i Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet sürelerinin tespiti amacıyla açılan davalarda; öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, ya da çalışıldığının kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekte var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hususunda tanık beyanlarının iş yeri kapsam kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki görevli personel ile birlikte, o iş yerine en yakın iş yerinden, o iş yerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle, tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi, konularında inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, ücret konusunda da tespiti istenen sürenin evvelinde ve sonrasında beyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa HMK’nın 288. maddesinde yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddiasında yazılı delil aranması bu sınırlar altında kalan iddialarda ise ücret miktarının tespitinde tanık ifadesine başvurulması, 506 sayılı Kanun’nun 3/8 v b bentlerinde olduğu gibi ücretin sigortalı sayılması koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının araştırılması gerektiğini, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlükteki tarihten sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesinin müstakar Yargıtay kararı gereği olduğunu, yerel mahkemece yeteri kadar araştırma yapılmadığını, dosya kapsamında bulunan delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın açıldığını, davacının davalının yanında iddia ettiği şekilde şekilde bir çalışmanın bulunmadığını, davacının çalıştığı bahçenin 2009-2015 yılları arasında … ve … adli kişilere kiraya verildiğini, müvekkilinin bu yıllarda bahçenin bakımı ve bekçiliği için herhangi bir hizmete ihtiyacının bulunmadığını, bu hususun SGK tarafından dosyaya sunulan “Araştırma Raporu” başlıklı rapora esas alınan Mersin Sulama Birliği kayıtlarının soyut beyanlar ile tutulduğunu, davacının yıl içerisinde bir kaç günle sınırlı olarak sulama işlemini yaptığı kabulü halinde dahi, Mersin Sulama Birliği kayıtlarının kesintisiz ve sürekli bir hizmetin varlığını açıkça ispat etmeye yeterli olmadığını, sulama birliği kayıtlarından anlaşılacağı üzere sulama işleminin yalnızca bir kaç günle sınırlı olduğunu, dolayısıyla SGK araştırma raporu soyut beyanları ve yeteri kadar araştırma yapılmadan tutulan Mersin Sulama Birliği kayıtları esas alarak düzenlendiğinden bu raporun da dava konusunu ispata elverişli olmadığını, dosyadaki mevcut deliller ve tanık beyanlarının davacının davalıya ait taşınmazda ikamet ettiğini göstermekten öteye gidemediğini, SGK araştırma raporunda 07.05.2010-31.12.2014 döneminde davacının çalışmasının tespit edildiğinin belirtildiğini, ancak belirtilen dönemleri kapsayacak şekilde davalı … tarafından 2009-2015 yılları arasında işletmek üzere … ve … adlı kişilere kiraya verildiğinden belirtilen tarihlerde davacının çalışması söz konusu ise bu çalışmanın … ve … yanında olması gerektiğini, bu husunun kapatılan Mersin 6. İş Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli duruşmasında dinlenen tanık beyanlarıyla sabit olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacı davalıya ait iş yerinde 1997 – 05.10.2015 tarihleri arasında bahçe bekçiliği, sulama, bahçe bakımı gibi işlerde çalışması sebebiyle kesintisiz çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, feri müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…