YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17858
KARAR NO : 2009/17700
KARAR TARİHİ : 02.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 09.08.2000 günlü dilekçede Dörtler Köyü Topalak Mevkiindeki 9, 10 ve 13 dönümlük taşınmazların 50 yılı aşkın … arazisi olduğu ve babadan kaldığı iddiası ile ortak muris … Girici mirasçıları adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 29.05.2003 ve 05.11.2003 günlü raporlarda (B ve D) harfi ile gösterilen 791 m2 ve 415 m2 yüzölçümündeki taşınmazların … mirasçıları adına tesciline, diğer dava edilen bölümler yönünden ise kısmen orman sayılan, kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kazanılamayacak yerlerden olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Orman Yönetimi, Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1998 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Genel arazi kadastro işlemi ise, 1955 yılında yapılmış, dava konusu yer çalılık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
1- Davacı …’nin temyiz ettiği, reddedilen bilirkişi raporlarında (A ve C) harfli bölümler ile 2 ve 3 numaralı bölümlerin % 9-15 eğimli öncesi itibariyle memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman sayılan ve muhafaza ormanı kapsamında, kısmen de kıyı kenar çizgisi içinde zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı anlaşılmakla, bu bölümelere ilişkin davacı …’nin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2- Davacılar Orman Yönetimi, Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğünün gerçek kişiler adına tesciline karar verilen B= 791 m2 ve D= 415 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar yönünden de temyiz istemlerine gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen … fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli … fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, … Asliye Hukuk Mahkemesince aynı yerde ve aynı konumdaki taşınmazların kişiler adına tesciline dair verilen kararıları bu gerekçelerle bozan Daire kararına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün, 2005/241 – 546 sayılı ve 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı ve 22.05.2007 gün 2007/132 – 149 ve 2007/133 – 152 ve 2007/136 – 147 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün, 2006/20 – 814 – 822 ve 23.01.2008 gün 2007/20 – 966 – 19 ve 28/05/2008 gün 2008/20 – 393 – 403 ve 2008/20 – 394 – 404 ve 2008/20 – 395 – 405 sayılı kararları ile Daire kararında belirtilen nedenlerle bozulduğu, … İlçesinden temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere …, Dörtler, Kaşoba, …, Pirili, Örcün Köylerindeki ormanları içine alan Kırıklı-Dörtler Muhafaza Ormanı haritasında gösterilen Doğusu; … Baraj Gölü, Batısı: Solbaş-Çatalan Yolu, Kuzeyi; Makam Sırtı – Cümbüşün Çiri Tepe – Bulgur Dağı – Kaşobo – Püren Dağı – Narlı … Tepe – Naipler Mahallesi – Çatalan Yolu, Güneyi; … Baraj Gölü – Çakıt Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların “sürekli muhafaza ormanı olarak ayrıldığı” 13.08.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmeliğin; “Sürekli Ayrılma” başlıklı 3. maddesi aynen;
Sürekli Ayrılma:
Madde 3- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların:
a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması,
b) Yerleşim merkezlerinin … sağlığını olumlu yönde etkilemesi,
c) … ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karşı korunması,
d) Baraj, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi,
e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi,
f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır.
Öncelik:
Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır.”
hükümlerinin bulunduğu,
Davaya konu taşınmazların içinde bulunduğu Sürekli Muhafaza Ormanı olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2000 günlü raporda, yönetmelikde belirtilen koşullardan;
1- … Baraj Gölü kenarında ve … Barajının su toplama havzası içinde olması,
2- Halen Adana Büyükşehir Belediyesine yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir Belediyesi mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması,
3- … Baraj Gölünün ve nehirin dolmasının engellenmesi,
4- Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların … sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince KIRIKLI – DÖRTLER MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasının gerektiğinin” bildirildiği ve 23.11.2001 günlü bu raporun, Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı oluru” ile kabul edilerek DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği ve yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilan edildiği muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde “muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde muhafaza ormanları ile milli parkların aynı hukuki konumda oldukları H.G.K.nun milli parklar konusunda oybirliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8-542-893 sayılı kararında açıklandığı gibi, “orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının” kabul edildiği milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına orman rejimi ve ayırma olarak kabul edilmesi gerektiğinden tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi “orman niteliğinin devamı” başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde “6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak … tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar.” hükümleri gereğince orman sayılacağı 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılma olanağının da bulunmadığı anlaşılmakla, davacı …’nin bu bölümlere yönelik davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’nin temyiz isteminin REDDİNE,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi, Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulüyle (B ve D) harfli bölümlere yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.