Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4499 E. 2006/10507 K. 10.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4499
KARAR NO : 2006/10507
KARAR TARİHİ : 10.11.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya ait çekin bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle ilamsız takibe konulduğunu ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkilinin dava dışı …’a hatır çeki verdiğini bu çekin kötüniyetle davacıya ciro edildiğini müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre ciro suretiyle çekte hamil olan davacının yasal süresi içerisinde çeki bankaya ibraz etmediğinden kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybettiği, davalı keşideci ile aralarında temel ilişkide bulunmadığından davanın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde sonuçlandırıldığı davalı keşidecinin çek bedelini temel ilişki bulunan kişiye ödediğini kanıtlayamadığı çekteki yazı ile yazılan bedele itibar edildiği esas alacağa sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği, davacının reddedilen kısım yönünden haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama sonucu takibin 16.20 YTL üzerinden devamına karar verilmiştir.
21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2006 tarihinden itibaren 1.090.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davalının temyizi yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle REDDİNE,
2-Davacının temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle TTK’nun 730/2 maddesi yollamasıyla 588/1 maddesi hükmü gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 10.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.