YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2927
KARAR NO : 2007/10476
KARAR TARİHİ : 23.11.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle 31.12.2001 yılı sonuna kadar klima alım- satımı konusunda mutabakata varıp, bu anlaşma sonucu alım- satım yapıldığını, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumdan dolayı müvekkilinin ödeme sıkıntısına düştüğünü ve likit olmayan borç miktarı oranında teminat mahiyetinde sadece imza kısmı doldurulmuş senet verdiğini, protesto edilmiş senedin düzenleme tarihi 25.12.2003 iken vadesinin 10.02.2003 olduğunu, bu nedenle senedin bono niteliğinde olmayıp iptali gerektiğini, davalıya olan borcun ödendiğini, davalı şirketin talebe rağmen senedi iade etmediğini iddia ederek kambiyo vasfında olmayan senedin iptaline, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalıya 25.07.2002 tanzim ve 30.10.2002 vade tarihli 28.075.000.000 TL bedelli bonodan kaldığı iddia edilen bakiye 19.835.340.560 TL borcun olmadığının tespiti ile senedin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının şirketleri ile ticari ilişkiye dayanarak verdiği tüm senet ve çekleri borcuna karşılık verdiğini, teminat almadıklarını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu edilen senetlerden 25.07.2002 tanzim ve 30.10.2002 vade tarihli 28.075.000.000 TL bedelli senet yerine 25.12.2003 tanzim tarihli senedin verilerek önceki senedin bedelsiz bırakıldığı, vade tarihinden daha sonraki tanzim tarihini taşıyan 25.12.2003 tanzim ve 10.02.2003 vade tarihli … bu senedin kambiyo vasfında olmayıp, geçersiz olduğu ; bu durumda taraflar arasındaki alacaklı/ borçlu ilişkisinin başka delillerle ispatlanması gerekeceği, davalı defterlerinden davacıdan 19.335.340.560 TL alacaklı olup, senet protesto masrafı ile pul bedeline ait tutarların davacının borç bakiyesinden düşülmesi sonucu bakiye borcun 19.130.500.000 TL
olduğu, bu miktarın takip tutarı 19.835.340.560 TL’den düşülmesi ile davacının 704.840.560 TL’ den borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 19.130.50 YTL borcu bulunması nedeniyle 704.84 YTL borçlu olmadığının tespitine, davacının keşide ettiği 25.12.2003 tarihli senedin 25.07.2002 tanzim tarihli senedi tecdit ettiği (yerine geçtiği), ancak kambiyo vasfında olmaması nedeniyle iptali isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl davada dava konusu edilen senedin tanzim tarihi vade tarihinden sonra olduğundan bu senet kambiyo senedi vasfında kabul edilemez. Öte yandan B.K.’nun 114. maddesi uyarınca, borcun tecdidi akitten yazılı surette anlaşılmak lazımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi imza etmek tecdidi tazammum etmez. Hal böyle olunca birleştirilen davada dayanılan senedin geçersiz olduğunun kabulü yolundaki yerel mahkeme gerekçesinde isabet görülmemiştir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin her dava için haklılık oranında belirlenip, tarafların sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.