Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9704 E. 2023/2559 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9704
KARAR NO : 2023/2559
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından borçlu eşi hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, hacze konu taşınmaz üzerinde lehine aile konutu şerhi bulunduğunu, taşınmazın çocukları ile birlikte yaşadığı aile konutu niteliğinde olduğunu, borçlu ile aralarındaki boşanma davasının derdest olduğunu, takibin kendisinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak başlatıldığını, alacağın tahsili için borçlunun diğer mal varlığı unsurlarının haczedilebileceğini, taşınmazın haline münasip mesken niteliğinde olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap beyanında; şikayetçinin meskeniyet iddiasında bulunma konusunda yetkisi olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meskeniyet iddiasına dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkının yalnızca tapu maliki borçluya ait olduğu, şikayetçinin lehine aile konutu şerhi verilen kişi olduğu, bu nedenle meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi istinaf dilekçesinde; hacizli taşınmazın aile konutu niteliğinde olduğunu, şikayet hakkında aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, kararının Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğunu, anılan kararda eşe dava hakkı tanınması gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen haline münasip mesken değerinin düşük olduğunu, belirlenen değer üzerinden borçlunun haline münasip mesken edinemeyeceğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin takibin tarafı olmadığı, takipte borçlu sıfatının bulunmadığı, şikayete konu taşınmazın maliki de olmadığı, Anayasa Mahkemesince şikayetçinin tarafı olduğu bir davada lehine verilmiş bir karar bulunmadığı, aile konutu şerhine dayalı olarak borçlunun eşine dava açma hakkı tanıyan bir yasal düzenleme bulunmadığı, şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi temyiz dilekçesinde; hacizli taşınmazın çocukları ile birlikte yaşadığı aile konutu ve haline münasip mesken niteliğinde bulunduğunu, borçlu ile aralarındaki boşanma davasının derdest olduğunu, takibin kendisinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak başlatıldığını, şikayet hakkında aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, mahkeme kararlarının Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğunu, anılan kararda eşe dava hakkı tanınması gerektiğinin belirtildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, lehine aile konutu şerhi bulunan üçüncü kişinin meskeniyet iddiasına dayalı olarak taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra İflas Kanunu’nun 82. maddesi ve sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.