Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14644 E. 2009/16187 K. 03.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14644
KARAR NO : 2009/16187
KARAR TARİHİ : 03.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … YÖNETİMİ, … Köyü 1492 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, dava konusu taşınmazın … Bilirkişisi … …’un 27.04.2009 tarihli raporunda (B) ile gösterilen 919 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde hazine adına TESCİLİNE, (A) ile gösterilen 14.121 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili ve HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava,kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp ilan edilerek 20/10/1997 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman sınırı dışında kısmen de orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşıldığına, mahkemece kabul edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümlerine uygun biçimde davacı … yönetimi lehine avukatlık ücreti takdir edildiğine, Hazinenin davaya,davacı … yönetimi yanında feri olarak katıldığına, Fer’i katılanın, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edeceği ve hükmün de lehine katılma isteminde bulunulan taraf hakkında verileceğinden, fer’i katılan hakkında ayrıca avukatlık ücreti takdir edilemeyeceğine, yine fer’i katılanın hükmü lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edebileceğine ve lehine davaya katıldığı taraftan farklı dava sebeplerine dayanamayacağına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; çekişmeli taşınmazın tapu sicilinde zaten kayıtlı olduğu gözetilmeksizin, dava konusu parselin orman olmadığı saptanan ve teknik bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümünün mükerrer tescile yol açacak biçimde davalı adına tesciline karar verilmiş olması, doğru görülmemiştir.
Ancak bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple, hüküm fıkrasının birinci bendinin (b) paragrafının tümüyle hükümden çıkarılarak yerine (… bilirkişi raporunda aynı parselin (A) ile gösterilen bölümünün tapu maliki üzerinde bırakılmasına) cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03/11/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.