Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15107 E. 2008/1573 K. 04.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15107
KARAR NO : 2008/1573
KARAR TARİHİ : 04.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.04.2001 tarih 2001/2798-3304 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişilerce resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve buna göre hüküm kurulmuşsa da, çekişmeli taşınmazların doğu, batı, kuzey hudutlarında çalılık … ve çam sınırları bulunduğu yerel bilirkişice açıklandığı halde, bu yönler krokide gösterilmediği gibi, bunlarla taşınmazlar arasında ayırıcı unsur olup olmadığı açıklanmadığı, ayrıca;
1- 589 parsel kuzeyinde kalan taşınmaz için 45 dekar, 120 parsel kuzeyinde kalan bölüm için 9 dekar olmak üzere toplam 54 dekar yer dava edildiği halde, H.Y.U.Y.nın 74. maddesindeki istekten fazlaya hüküm verilemez ilkesi gözardı edilerek … bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterilen 11 dekar, B harfi ile gösterilen 57 dekar olmak üzere toplam 68 dekar yerin tesciline karar verilmiş olması,
2- Ayrıca; dava, tapusuz taşınmazın tapuya tescili isteğine ilişkin olduğu halde, davada iptali istenen tapu kaydı varmış gibi, infazda tereddüde yer verecek biçimde H.Y.U.Y.nın 388 ve 389. maddelerine aykırı olarak hangi tapunun iptaline karar verildiği açıklanmadan iptal ve tescile karar verilmesi,
3- 3402 Sayılı Yasanın 14/1-2. maddeleri uyarınca mahkemece yapılan belgesiz araştırmasına verilen cevapta, davacıların senetsizden aldığı yer olmadığı bildirilmişse de, davacılar mirasen intikale ve eklemeli zilyetliğe dayandıklarına ve murisleri … 1965 ve …’te 1984 yılında öldüğüne, … ve … … adına belgesiz zilyetliğe dayalı 66.800 m2, 120 parsel sayılı 4500 m2, 121 parsel sayılı 4050 m2 yüzölçümündeki 589 sayılı parsel yine … adına belgesizden tesbit ve tescil yapıldığına, şimdi de adlarına tescile karar verilen yerle birlikte 68000 m2 + 66800 m2 ki toplam: 143.350 m2’ye ulaştığına göre bu durumda, 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde anılan 40-100 dönüm kısıtlamasının aşılıp aşılmadığı da hüküm yerinde tartışılmamış olması,

4- Ayrıca; … parsel tutanaklarının revizyon tapu ya da vergi kayıtlarının taşınmazlar yönünü ne okuduğu yerel bilirkişi ve … bilirkişi yardımıyla uygulanarak belirlenmemiş, Komşu …,… parseller senetsizden tesbit edilmesine göre, bu parsellerin güneyinde kalan; 119 parsele uygulanan mart 1938 tarih 52 nolu tapu kaydının şimalen …,… çamlık ve hali okuduğu,
Yine 119 parsele uygulanan 339 tahrir nolu vergi kaydının, kuzeyde … doğuda …, komşu; 117 ve 118 parsellere uygulanan Ağustos 1319 tarih 14 nolu tapu kaydı …,… çamlık ve hali, Mart 1328 tarih 15 nolu tapu kaydı … kireç ocağı ve … ve … ve … tarlası okuduğu gözönünde bulundurularak … parsellere ilişkin tapu

-2- 2007/15107-2008/1573

ve vergi kayıtlarının uygulanmaması, kayıtlarda okunan çamlık, Kah ve Şif hudutlarının neresi olduğu, bu hudutların nereyi gösterdiğinin saptanmaması ve bu yerlerin kamu malı niteliğinde zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının araştırılmaması ve değişir sınırları içeren kayıtların miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmemesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastro işlemi 1959-1961 yıllarında yapılmış ve sonuçları 03.05.1963 – 03.06.1963 – 15.05.1963 – 14.06.1963 tarihlerinde ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1- Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazların yörede 1960 yılında yapılan ve 15.5.1963-14.6.1963 tarihleri arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu sırasında taşlık- çalılık – fundalık ve … yatağı olarak tescil harici bırakıldığı, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin dayanak kayıtlarının kah – sırt ve çamlık olarak sınır okuduğu ve taşınmazların nitelikleri itibarı ile devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşıldığından davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle aleyhlerinde olan hükmün ONANMASINA,
2- Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince:Hazine 17.11.2005 tarihli dilekçe ile Orman Yönetimi harcını yatırdığı 10.03.2006 tarihli dilekçesi ile tescil talebinde bulunmuş olup bu konuda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerinde olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine,
2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 04/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.