YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31707
KARAR NO : 2023/16153
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 Tarihli ve 2015/478 Esas, 2016/441 Karar Sayılı Kararıyla Sanık Hakkında
1. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 ay 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede, mahkûmiyet hükümlerinin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, savunmasının dikkate alınmadığına, olay sırasında pskolojik ve biyolojik rahatsızlık yaşadığına, tanıkların beyanının çelişki içerdiğine, mağdurun şikâyetçi olmamasının dikkate alınmadığına, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, tutanakların kolluk görevlileri tarafından hazırlanmasının ve tanıkların asker olması nedeniyle beyanlarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yol kontrolü sırasında durdurulan sanığın, moralinin bozuk olduğunu belirterek, idare edilmesini istediği ve yapılan alkol muayenesinde 1.75 promil alkollü olduğunun anlaşılması üzerine hakkında işlem yapılmasına tepki olarak katılanlara ve mağdura “O…çocukları”, mağdur …’ye karşı ayrıca “Sen sarı p…, o çocuğu, senin yüzünden oldu, sen benden rüşvet istedin, vermeyince işlem yaptın.” diyerek hakaret ve “Hepinize soracağım.” demek suretiyle de tehdit ettiği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında “Ağzımdan çıkan kelimeler alkollü iken ilaç kullanmamdan kaynaklı sağlığım yerinde olmadığından sarf ettiğim kelimelerdir, kasıtlı çıkmamıştır…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Katılanların ve mağdurun anlatımlarının uyumlu olduğu görülmüştür.
4. Tanıklar …, … ve …, katılanlar ile mağdurun anlatımlarını destekler nitelikte beyanlarda bulunmuşlardır.
5. 25.07.2015 tarihli alkol raporunda, sanığın 1.75 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
6. Olaya ilişkin 25.07.2015 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığa, adli sicil kaydının okunduğu anlaşıldığından tebliğnamdeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Olay ve olgular kısmında belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma, hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işleyen ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilen sanığın temel cezasının doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenmesi yerine, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına göre teşdiden 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmolunan ceza alt sınırdan tayin edilerek teşditli uygulama kararı sonuçsuz bırakılmış ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı bölümünde yapılan hesap hatası sonucu sanık hakkında “1 yıl 2 ay 17 gün” yerine “4 ay” hapis cezasına hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.