YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8545
KARAR NO : 2007/1436
KARAR TARİHİ : 16.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin ihtiyacı olan toplam 10.000 çuval un alımı için ihale yapıldığını ve ihalenin davalı üzerinde kaldığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak toplam 4.512 çuval unu teslim etmediğini, bu nedenle davalının teminatı irat kaydedilerek davalı nam ve hesabına ihaleye çıkıldığını, iki ihale bedeli arasında idare aleyhine 10.732.26 YTL’ lik fiyat farkı oluştuğunu ileri sürerek, anılan bedelin dava tarihinden itibaren en yüksek banka işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya gelmemiş ve cevap bildirmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sözleşme ve eklerinde açıkça irad kaydedilen teminatın borca mahsup edilemeyeceğine dair bir hüküm yer almadığı, bu nedenle teminat bedelinin borca mahsubunun gerekeceği, davacının uğradığı 10.732.26 YTL’ lik zararın irad kaydedilen 11.250.00 YTL’ lik teminat bedelinden mahsubu sonucu davacının herhangibir alacağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Un Alım Sözleşmesinin cezai sorumluluk başlığını taşıyan 11. maddesindeki ” Taahhüdün yüklenici tarafından yerine getirilmemesi durumunda hiç bir ihtar çekilmeksizin sözleşme feshedilerek teminatı irat kaydedilir. Ayrıca yüklenicinin teslim etmediği un miktarı kadar yüklenicinin nam ve hesabına ihale yapılır. Aradaki fiyat farkı yükleniciden tahsil edilir.” ifadesinden teminatın irad kaydının cezai şart olarak öngörüldüğünün kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, teminatın irad kaydının cezai şart olarak kararlaştırıldığı ve bu nedenle iki ihale bedeli arasındaki aleyhe oluşan fiyat farkının irad kaydedilen teminat tutarından mahsup edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.