Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9113 E. 2023/2309 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9113
KARAR NO : 2023/2309
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/73 E., 2015/307 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziosmanpaşa 7. Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2013/73 Esas, 2015/307 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri; sanığın suç işleme kastının olmadığına, suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına,
2. Sanıklar … ve …’in temyiz istekleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yüklenen suçu işlemediklerine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar …. ve …ile temyiz dışı sanık …’in, sanık … ve temyiz dışı sanıklar … ve … adına sahte sürücü belgesi düzenlettirdikleri, sanık …’ın ayrıca üzerinde kendi fotoğrafı bulunan …’nın kimlik bilgilerine göre, sanık …’ın ise kendi adına düzenlenmiş sahte sürücü belgelerini kullandıkları iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Soruşturma aşamasında alınan 24.03.2012 ve 09.01.2013 tarihli ekspertiz raporlarında, tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olan suça konu sürücü belgelerinin aldatma kabiliyetini haiz oldukları belirtilmiştir.
3. Sanık … savunmasında özetle; sanıklardan …’in aracılığıyla tanıştığı Arnavut … adlı kişiden, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak Eren Darıcı’nın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sürücü belgesini aldığını, sanık … ve temyiz dışı sanıklar … ve İlhan adına sürücü belgesi düzenlenmesine aracılık ettiğini beyan etmiştir.
4. Sanık … savunmasında özetle; sanık …’ı …ile tanıştırdığını ancak suça konu sürücü belgelerinin düzenlenmesine aracılık etmediğini beyan etmiştir.
5. Sanık … savunmasında özetle; suça konu sürücü belgesini temyiz dışı sanık … aracılığıyla aldığını, sürücü kursuna gitmediğini ve sınavlara girmediğini beyan etmiştir.
6. Sanık … savunmasında özetle; sanık … aracılığıyla sanık …’a sürücü belgesi yaptırdıklarını beyan etmiştir.
7. Sanık … savunmasında özetle; kendi adına ve kardeşi İlhan adına düzenlenen suça konu sürücü belgelerini sanık …’dan aldığını beyan etmiştir.
8. Sanık … savunmasında özetle; adına düzenlenen sürücü belgesini ağabeyi …’dan aldığını beyan etmiştir.
9. Mahkemece, suça konu sürücü belgelerinin mühürlerinin tam ve aldatma kabiliyetini haiz oldukları belirtilip yüklenen suçu işledikleri kabul edilen sanıklar Serkan, Ramazan ve Bekir hakkında mahkûmiyet, temyiz dışı sanıklar İlhan, … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Soruşturma aşamasında alınan ve duruşmada okunan ekspertiz raporlarında suça konu sürücü belgelerinin aldatma kabiliyetini haiz olduklarının belirtilmesi, gerekçeli kararda “mahkememizce de incelenen bu sürücü belgelerinin aldatma kabiliyetine haiz olduğu” ibaresinin yer alması karşısında, duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıyla ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamenin bozma isteyen (1) numaralı görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık … ve Müdafii ile Sanık …’nın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve müdafii ile sanık …’nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
a) Adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderelerine hükmedilmesi,
b) Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamın “2009/210” olan Esas numarasının hüküm fıkrasında “2009/213” şeklinde yanlış yazılması,
c) Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktarın altında kaldığı gözetilmeden hazine yerine sanık …’a yükletilmesi, Hukuka aykırı bulunmuşur.
C. Sanık …’in Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.12.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde
zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2013/73 Esas, 2015/307 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve müdafii ile sanık …’nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (D) bendindeki “TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesi ile” ibarelerinin çıkarılması hüküm fıkrasının (B) bölümünde tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafta yer alan “2009/213” ibaresinin çıkartılarak yerine “2009/210” ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin (E) bendinin hüküm fıkrasından çıkarılıp yerine “8,00 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2013/73 Esas, 2015/307 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.