YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14306
KARAR NO : 2023/2264
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/19 E., 2014/321 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar … ve … müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2014/19 Esas ve 2014/321 Karar sayılı kararı ile sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, sanıkların fiilen çalışmadıkları halde kendilerini haksız yere sigortalı gösterdikleri hususunun sabit olduğuna, salt zararın sonlandırılması ya da primlerin ödenmesine binaen beraat kararı verilemeyeceğine, teşebbüs hükümlerinin uygulanabilirliğinin tartışılmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıklar … ve … müdafinin temyiz isteği; sanıklar lehine Hazine aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Gönen İlçesinde Mola Oteli işletmekte olan sanık … ve muhasebecisi sanık …’ın; sanıklar …, Miray Ay, …, … ve …’yi Mola Otelde çalışmadıkları halde iş yerinde çalısıyormuş gibi göstererek sigorta girişlerini yaptıkları anlaşılmıştır.
2.Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 04.10.2012 tarihinde göndermiş olduğu müzekkere cevabı ve eklerinde; sanık …’ın Akcan 29.04.2008-04.05.2008 tarihleri arasında sigorta giriş ve çıkışının yapıldığı ve 6 gün çalışmış olarak gösterildiği, sanık … Akgün’ün 28.12.2006-31.12.2006 tarihleri arasında sigorta giriş ve çıkışının yapıldığı ve 4 gün çalışmış olarak gösterildiği, sanık …’in 02.03.2010 – 31.12.2010 tarihleri arasında sigorta giriş ve çıkışının yapıldığı ve 270 gün çalışmış olarak gösterildiği, sanık …’nin 01.11.2008-31.05.2009 tarihleri arasında sigorta giriş ve çıkışının yapıldığı ve 210 gün çalışmış olarak gösterildiği, sanık …’ın 28.12.2006 – 31.12.2006 tarihleri arasında sigorta giriş ve çıkışının yapıldığı ve 4 gün çalışmış olarak gösterildiği görülmüştür.
3. Mahkemece, SGK tarafından mahkememize gönderilen yazılarda, bir kısım sanıklar için sigorta primlerinin ödenmiş olduğu, bir kısım sigorta primlerinin de icra yoluyla tahsil edildiği ve kurumun bir zararının bulunmadığının bildirildiği, bu itibarla, katılan SGK’nın herhangi bir zararı olmadığı gibi, sanıkların sigorta primlerinin yatırılması ve sigorta bildirgesi verilmesi karşısında kurum zararının bulunmadığı, bu haliyle sanıkların üzerine atılı suçların suçun yasal unsurları oluşmadığı ve yüklenen fiil kanunlardada suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçesiyle sanıkların beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman olması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun’un 96 ncı maddesince de yapılan sağlık harcamalarının geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedeniyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıklara atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından Mahkemenin beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıklar … ve Miray Ay Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarihli ve 2/324-350 sayılı kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı” hususu nazara alınarak, kendilerini aynı vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararı verilen sanıklar … ve … lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar … ve … müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2014/19 Esas ve 2014/321 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve Miraz Ay Işıkalp müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.