Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28573 E. 2023/755 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28573
KARAR NO : 2023/755
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/193 E. 2015/466 K.
KATILANLAR : Türk Ekonomi Bankası A.Ş., Türk Telekomünikasyon A.Ş., TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski unvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.), …, …
SUÇLAR : Dolandırıcılık, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 17.02.2011, 21.03.2011, 24.03.2011, 08.06.2011
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş., TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) ve … vekilleri, sanık … müdafii, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile
1. Sanıklar hakkında katılan …ye karşı banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları (sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları) uyarınca ayrı ayrı 4’er yıl hapis ve 113.000,00’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanık … hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine),
2. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları (sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları) uyarınca ayrı ayrı 4’er yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanık … hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine),
3. Sanık … hakkında katılan …’na karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
4. Sanıklar hakkında katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.)’ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin temyiz isteği; beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanıkların sahte kimlikle yaptıkları abonelik sözleşmeleri nedeniyle alacaklarının mevcut olduğuna, zararlarının giderilmediğine, atılı suç sübut bulduğu cihetle cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski unvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) vekilinin temyiz isteği; beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Katılan … vekilinin temyiz isteği; katılanın vekille temsil edilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, atılı suçları sanığın işlemediğine ve diğer sanık …’ın eylemlerine iştirak etmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
5. Sanık …’nın temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, olayları planlayıp organize edenin diğer sanık … olduğuna ve bu sanığın oluşturduğu tehdit ve baskı ile olaylarda yer aldığına, pişmanlığı ve samimi ikrarının dikkate alınmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanıkların bir şekilde tanıştıkları, birlikte sahte kimlik ile şirket kurup kredi çekmek ve iş yapmak konusunda anlaştıkları, bu amaçla sanık …’ın diğer sanık …’ı İstanbul’da Pendik Kurtköy’de kullandığı dairesinde barındırdığı, sanık …’ın daha önceden dükkanına gelip gittiğinden dolayı tanıdığı katılan …’ın kimlik fotokopisinden yararlanarak … sahte kimliğini yaptığı ve … olarak hareket ettiği, daha çok da kredi çekebilmek amacıyla da CPİ Enerji ve Dış Tic. Ltd. Şti. isimli şirketi almaya karar verdikleri, buna bir başka ortak da gerektiği için sanık …’ın daha önceden tanıdığı tanık M.Ş.yi İstanbul’a çağırdığı ve bu kişiyi de şirkete ortak ederek şirketi devraldıkları, yine … kimliği ile şirket adına imza sirküsü çıkartıldığı, sanık …’ın şirket müdürü sıfatıyla (… kimliği ile) işlemleri yürüttüğü, şirketi daha sonra Ümraniye Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Şahin Caddesinde kiraladıkları yere taşıdıkları, ismini de CPİ İnşaat Taahhüt San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirdikleri, vergi mükellefi olarak da yine … kimliğini kullandığı, iş yerinde telefon ihtiyacı doğduğunda da telefon almak için bu kez S.B. adına sahte nüfus cüzdanı ile Ümraniye Telekom Müdürlüğü’ne giderek 0216 … numaralı telefon hatları ile … hizmet numaralı internet aboneliğine ilişkin sözleşmeleri S.B. sahte kimliği ile imzaladığı, yine Avea Bayiinden S.B. sahte kimliği ile 0507 … nolu abonelik sözleşmelerini imzaladığı ve bu telefonları kullandığı, sanık …’ın kendisini … kimliği ile şirket patronu diğer sanık …’ın ise kendisini M.Ü. ya da M.Ö. kimliği ile tanıtıp patronun şoförü olarak gösterdiği, şirkete sekreter almak için gazeteye ilan verdikleri, bunun üzerine katılan …’yi müracaatı üzerine sekreter olarak işe başlattıkları ve sekretere kendilerini ve şirketi zengin göstererek güven sağladıkları, sanık …’ın katılan …’yi “gemilerimiz var, halimizi kimse bilmesin, bir ay sonra param gelecek” diye ikna ederek bankadan kredi ve banka kartlarından toplam 15.000 TL para çektirdiği, yine sanıkların … sahte kimliğiyle TEB Acıbadem Şubesi’nden araç kredisi olarak 56.500 TL çektikleri, bu eylemleri sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri,
Her iki sanığın Avea A.Ş. ve Türk Telekom A.Ş.’ye karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de, yapılan sözleşmelerde sanıkların sahte kimlik kullandıkları, böylelikle abone oldukları doğru ise de, bu abonelikler devam ettiği sürece doğan borçları düzenli ve sistematik şekilde ödedikleri, bu kurumların abonelikten dolayı zararları bulunmadığı anlaşılmakla her iki sanığın da Avea ve Türk Telekom’a karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmadığından bu suçlardan beraatlerine,
Sanıkların birlikte hareket ederek ve …’a ait sahte kimlik ile TEB Acıbadem Şubesinden araç kredisi olarak 56.500 TL kullandıkları anlaşılmakla sanıkların bankaya karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olduğundan suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırılmalarına,
Her iki sanığın da sahte kimlik kullandıkları sabit olmakla, yine suçun işleniş biçimi, amaçları, kastlarının yoğunluğu dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak cezalandırılmalarına,
Sanık …’ın şirkette çalışan katılan …’ye karşı “gemilerimiz var, halimizi kimse bilmesin, bir ay sonra param gelecek” şeklindeki sözlerle ikna ederek 15.000 TL kredi kartlarından çektirerek kullandığı sabit olmakla sanığın katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinden yine bu suçun önemi, kastın yoğunluğu dikkate alınarak cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kısmen tevilli olarak ikrar ettikleri belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, suça konu belgelerin örnekleri, tanıklar S.Ç., H.Ş., M.Ş.nin beyanları, sanıkların güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup suça konu belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Katılan …ye Karşı Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık … müdafii ve sanık …’nın sübuta ilişen temyiz istekleri yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz istekleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, sanıklar hakkında belirlenen temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında tayin olunan cezaların türü ve miktarına nazaran, lehlerine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu, kurulan hükümlerde Mahkemece “Sanıkların geçmişi dikkate alınarak …” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim sebebinin uygulanmama gerekçesi gösterildiğinden, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanık …’nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık … Müdafii ve Sanık …’nın Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
a. Sübuta ilişen temyiz istekleri yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin temyiz istekleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, sanıklar hakkında belirlenen temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında tayin olunan cezaların türü ve miktarına nazaran, lehlerine uygulanma olanağı bulunan tek düzenlemenin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi olduğu, kurulan hükümlerde Mahkemece “Sanıkların geçmişi dikkate alınarak …” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim sebebinin uygulanmama gerekçesi gösterildiğinden, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Gerekçe bölümünün (B-2) kısmında gösterilen ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen husus dışında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanık …’nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Katılan … Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
C. Sanıklar Hakkında Katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.)’ye Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemece sanıkların sahte belgelerle tesis ettirdikleri abonelik sözleşmelerinden doğan borçlarını düzenli bir şekilde ödedikleri ve bu nedenle katılanların zararlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek beraat hükümleri verilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut olan katılan kurumların cevabi yazıları ve beyan dilekçeleri ile her bir sahte abonelik sözleşmesi için ödenmeyen faturalar ve buna bağlı zarar mevcut olduğu bildirildiğinin toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, başlangıçtan itibaren tam bir iştirak iradesiyle ve dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanıkların sahte nüfus cüzdanı kullanarak birden fazla abonelik sözleşmeleri tesis ettirip kullanmaları şeklinde sübut bulan eylemleri nedeniyle, katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) için ayrı ayrı olmak üzere, zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine hükmolunması gerekirken, yazılı gerekçeyle beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Hakkında Katılan …’na Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Katılan …ye Karşı Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık …’nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-2) kısmında açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanıklar Hakkında Katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski ünvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.)’ye Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler İle Sanık … Hakkında Katılan …’na Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C-D) kısımlarında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2012/193 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.(Eski unvanı Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) vekilleri ile sanık …’nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık … hakkında katılan …’na karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.