Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10741 E. 2007/1071 K. 09.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10741
KARAR NO : 2007/1071
KARAR TARİHİ : 09.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan kredi taahhütnamelerine istinaden kullandırılan nakdi kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ve … adlarına davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemişler ve cevap bildirmemişlerdir.
Mahkemece toplanan dellillere göre, davacının davasını alacak davası olarak açtığı, HUMK.nun 80.maddesi gereğince talep sonucun düzeltilemeyeceği, ayrıca davacının ıslah talebi kabul edilerek davaya itirazın iptali olarak bakılsa dahi borçluların itirazlarını öğrendikten sonraki 1 yıllık süre içinde davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
4.6.1958 tarih 15/6 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında “… HUMK.nun 74 ve 75.maddeleriyle 76.maddesi hükümleri karşılaştırılınca hakimin bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığı ve kanunları re’ sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükellef bulunduğu sonucuna varılır..” denilmektedir.

Davacı banka vekili tarafından verilen 22.3.2000 tarihli dava dilekçesinde , ” davalı hakkında … 2.İcra Müdürlüğünün 1999/886 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, davalıların takibe ve borca itiraz ettiklerinden takibin durduğu, davalıların borçlu bulundukları, bu nedenle İİK.nun 67/1. ve 3494 sayılı Yasa ile değişik 2.fıkrası uyarınca %40 tazminat ile birlikte alacağın tahsili için iş bu davayı açmak zorunda kalındığı…” belirtilmiştir.
İİK.nun 67/1.maddesi itirazın iptali davasını düzenlemiştir. Bu durumda dava dilekçesi içeriğine göre dava itirazın iptali davası niteliğindedir.
Öte yandan borçlunun icra takibine itirazının davalı alacaklı vekiline 25.5.1999 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın İİK.nun 67/1.maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede açıldığı anlaşıldığından, davanın itirazın iptali davası olarak görülerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.