YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/979
KARAR NO : 2023/2620
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 9. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2012/535 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu ve 156 ncı maddeleri uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
2. Antalya 9. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2012/535 Esas, 2014/264 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2017/8199 Esas, 2019/3896 Karar sayılı kararı ile “Sanığa yüklenen bedelsiz senedi kullanma ve açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçları nedeniyle açılan kamu davası üzerine verilen hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerinde düzenleme yapıldığı gözetilerek yeni düzenlemeye göre uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/496 Esas, 2019/932 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanığın eylemleri tek bir suç kabul edilerek açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/496 Esas, 2019/932 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2020/3159 Esas, 2022/4067 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli, 2022/440 Esas, 2022/1082 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekillerinin temyizi, tüm dosya kapsamından sanığın atılı eylemi gerçekleştirdiği ve suçun sübut bulduğu anlaşılmasına karşın hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olması nedeniyle mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımının kesilmesi halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 01.09.2010 olan suç tarihinden, hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, halde yargılamaya devamla sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli, 2022/440 Esas, 2022/1082 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.