YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7995
KARAR NO : 2007/1643
KARAR TARİHİ : 23.02.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalılardan …’ın borçlu, diğer davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirtilen davacı vekili itirazın iptalini ve % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili …’ın Ticaret Bankası’na olan kredi borcunu kapatmak için davacı bankadan kredi talebinde bulunduğunu ve davacı bankanın krediler şefinin müvekkiline bir takım belgeler imzalattırdığını, bankadan 350.000.000.-TL. kredi aldığını ve kredi borcunun ödendiğini, banka müdürü ve krediler şefinin halen ceza mahkemesinde davasının devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre, … hakkında açılan davanın kabulü ile
itirazın iptaline, takibin devamına, davalı kefil … hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 5.328.125.000.-TL. üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, her iki davalıdan kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden % 40 icra inkar tazminatının tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu da yeterli araştırma ve incelemeyi içermeyip, Yargıtay denetimine de olanak verecek açıklıkta değildir.
Mahkemece yapılacak iş kredinin kullandırılmasına ilişkin tediye fişlerinin ibrazı sağlanarak kredi borçlusunun hangi fişlerdeki imzalara itirazının bulunduğu sorulup, varsa virman talimatı da eklenip gerektiğinde imza ile ilgili rapor alınıp imzaların kredi borçlusuna ait olduğu anlaşılırsa konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi heyetine banka defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bankanın hesabın kat-ı tarihinde ne miktar alacaklı olduğu, temerrüt var ise takip tarihine kadar talep edilebilecek temerrüt faizi tutarı ile takip tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu yönler düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığı gibi, kabul şekline göre de; takipten önce işlemiş faize takipten sonra da faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulması B.K.nun 104/son maddesine aykırı olduğundan doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.