YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/14149
KARAR NO : 2023/3851
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Sanıklar …, … ve …
hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
diğer sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraat
İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/852 sayılı Kararının sanıklar …, … ve … müdafileri, katılan vekili ve şikayetçi Microsoft Corporation vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Microsoft Corporation vekili 30.03.2018 tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçmekle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, bu itibarla hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sanıklar …, … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun’un 264 üncü maddesi de gözetilerek sanıklar müdafiilerinin temyiz isteklerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile diğer sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden sanıklar …, … ve … müdafiilerinin ve katılan … Belediyesi Başkanlığı vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2014 tarihli ve 2014/18464 Esas, 2012/90990 Soruşturma, 2014/6340 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2-a) bendi, özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 54 üncü maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi, sanıklar …, …, …, … (…), … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve tüm sanıklar haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Temyiz incelemesine konu karar ile sanıklardan …, …, …, … (…), … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat, …, … ve … hakkında ise edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2-a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … Belediyesi Başkanlığı vekilinin temyiz sebepleri, haklarında özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararları verilen sanıkların, birlikte hareket ederek özel belge niteliğindeki özgünlük sertifikalarını (…) sahte olarak düzenleyip kullanımını sağladıklarının bilirkişi raporu ile tespit edilen … yazışmaları ve iş yerlerinde bulunan orijinal olmayan lisans anahtarları dikkate alındığında, sahtecilikten bilgi ve sorumluluklarının bulunduğuna, bu itibarla haklarında verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın … Bil. Elek. San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olup İstanbul’da hazırlanan ihale teklifinin üzerine vekaletini ekleyerek dosyayı belediyeye sunduğu, vekaleten sözleşmeyi imzaladığı, ihaleye konu malların İstanbul’dan koli içerisinde geldiği ve belediye yetkililerince kontrol edilip şartnameye uygun olduğunun belirtilmesi üzerine teslim tutanağının birlikte imza altına alındığı, bilgisayardan anlamayan sanığın … etiketlerinin nerede ve nasıl hazırlandığını, sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı, ürünlerin açık halini dahi görmeyen, maaşlı çalışan sanığın sadece verilen görevi yaptığı, ürünleri temin eden ve gönderenin sanık olmadığı, sanığın kasıtlı olarak işlenen isnada konu suç yönünden cezalandırılmasına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, hükmedilen hapis cezasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın Microsoft Corporation ile zararlarını gidermek suretiyle uzlaşma çabasında olduğuna, yargılama aşamasında bu imkanın kendisine tanınmadığına ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın teknik şartname ve sözleşmeye uygun işletim sistemini … Bil. San. Tic. Ltd. Şti’den orijinal yazılımları ambalajlı olarak satın aldığına, buna ilişkin ödeme ve faturanın dosya içerisinde mevcut olduğuna, ürünlerin alımı sırasında Microsoft bölge temsilciliği aranarak yazılımların orijinal olup olmadığının sorulup, sorun olmadığının bildirilmesi üzerine alımın yapıldığına, sözleşmenin 30 uncu maddesinin “İşletim sistemlerinin lisans etiketi kasa üzerinde görünür olacaktır” hükmü uyarınca … etiketlerinin bilgisayar kasaları üzerine yapıştırılmak ve işletim sistemlerinin kurulumu yapılmadan 31.05.2010 tarihinde teslim edildiğine, ürünün satışı yapılmadan kurulumunun yapılması halinde ikinci el olarak değerlendirileceğine, kurulum yapılmadan ürünün orijinal olup olmadığının bilinmesinin mümkün olmadığına, sanığın fahiş fiyat uygulayarak menfaat sağlamadığına, ürünlerin tanesinden 5 dolar gibi cüzi bir kâr elde eden sanığın tüm ticari hayatını sonlandıracak bu tarz bir fiili işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, … Bil. San. Tic. Ltd. Şti’de yapılan aramada elde edilen … yazışmalarından … etiketlerinin sahte olduğunun bu şirket çalışanları tarafından bilindiğinin anlaşıldığına ayrıca bu şirket hakkında daha önceden benzer suçlardan yargılama yapılmasının bu şirketin lisanslı olmayan ürünleri müvekkiline satarak kazanç sağlamaya çalıştığının en büyük göstergesi olduğuna, müvekkilinin sahteliği bilmesinin mümkün olmadığına, sanığın kasıtlı olarak işlenen isnada konu suç yönünden cezalandırılmasına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan …’ün İzmir Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığınca düzenlenen “Bilgi İşlem ve Veri Yönetimi Şube Müdürlüğüne Bilgisayar, Yazıcı, Tarayıcı, Monitör ve Plazma Ekran Alımı” ihalesi lehine sonuçlanan … Bil. Elk. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi, …’in ise çalışanı oldukları, ihale sözleşmesinin 30 uncu maddesine göre teslimatı yapılacak olan bilgisayarlarda Windows XP Professional işletim sisteminin yüklü olup lisans etiketinin bilgisayar kasaları üzerinde görünür şekilde olması gerektiği, 31.05.2010 tarihinde ihaleye konu malların teslimi sonrasında katılan kurum tarafından yapılan inceleme ile yasal olmayan yollardan çoğaltılmış yazılımlar yüklü bilgisayarların üzerinde taklit “özgünlük sertifikası (…)” yapıştırıldığının tespit edildiği, böylelikle sanıkların ihale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malı teslim etmek suretiyle edimin ifasına fesat karıştırdıkları iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; satılan bilgisayarlardaki yazılımların Microsoft Corporation şirketinin yazılımları olmayıp sahte oldukları ayrıca bilgisayarlar üzerinde bulunan … etiketlerinin de orijinal olmayıp sahte oldukları, sanıkların iş yerlerinde yapılan arama sonucunda sahte … etiketli malzemelerin bulunduğu, dolayısı ile katılan kuruma sahte yazılımlı ve sahte … etiketli bilgisayar sattıklarının iddia, arama kayıtları, bilirkişi raporları ve Microsoft Corporation şirketinin yazıları ile sabit olduğu kabulüyle sanıkların sübut bulan edimin ifasına fesat karıştırma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
1.Sanıklar …, …, …, … (…), … ve …’in yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüş olup aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağından, olağanüstü zamanaşımı süresi 12 yıldır. Suç tarihinin 31.05.2010 olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık …’in hüküm tarihinden sonra 08.11.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanıklar … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; dosya arasında bulunmayan tüm ihale evrakının özellikle teslim ve kabule ilişkin belgelerin eksiksiz olarak temini ile muayene ve kabul komisyonu üyelerinin tanık olarak dinlenerek teslim ve kabule ilişkin işlemlerin ne şekilde yürütüldüğünün detaylıca sorulması, sözleşmede değişim hakkı tanınması ve bu hakkın kullanılması halinde suçun oluşmayacağı gözetilerek, ihale sözleşmesinin 30 uncu maddesinin “Tüm kısımlar için uygun bulunmayan ürünler 3 gün içerisinde geri alınacaktır” hükmü uyarınca işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması, … etiketlerinin bilgisayar kasaları üzerine kim tarafından ne şekilde yapıştırıldığı, etiketlerin tamamen sahte mi yoksa bir başka bilgisayardan sökülerek mi kullanıldığının, sahteliğinin ilk bakışta anlaşılmasının mümkün olup olmadığının tespiti, suça konu yazılımların suç tarihi itibarıyla piyasa rayici araştırılmak suretiyle sanıklar tarafından satın alınma ve katılan kuruma satış bedellerinin karşılaştırılması ile sanıkların suça konu bilgisayarlara yüklü programların ve üzerlerindeki etiketlerin sahte olduğunu bilerek bunları katılan kuruma teslim edip etmediklerinin belirlenmesi ayrıca sanık …’in merkezi İstanbul’da bulunan yüklenici şirketin İzmir’de çalışan elemanı olarak İstanbul’dan gönderilen ambalaj içerisindeki malları kendisine verilen vekalete istinaden belediyeye teslim ettiğini, belediye görevlilerinin örnekleme yoluyla ürünlerin bir kaç tanesini kontrol ettikten sonra teslim tutanağını imzaladıklarını, gönderilen malların açık halini görmediğini, bilgisayar konusunda uzman olmaması nedeniyle … etiketlerinin sahte mi orijinal mi olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını savunması karşısında, sanığın yüklenici şirket içerisindeki konumunun ve ihaleye konu bilgisayarlara yüklü programlar ile üzerlerindeki etiketlerin sahte olduğunu bilerek mi katılan kuruma teslim ettiğinin detaylıca araştırılması sonrasında, yüklenici şirkette çalışan olarak görev yaptığı ve suça konu malları sahteliği bilerek katılan kuruma teslim ettiğinin anlaşılması halinde eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında edimin ifasına fesat karıştırma suçuna yardım etme olarak değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak, sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yediemine teslim edilen, üzerlerinde sahte … etiketi bulunduğu iddia olunan bilgisayarların müsaderesi talebi yönünden bir karar verilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak hükümden önce yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 27 nci maddesi gereğince sanıklar hakkında yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Microsoft Corporation vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenle İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/852 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3.Gerekçe bölümünün ikinci ve üçüncü bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/852 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanıklar …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.