Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/3643 E. 2023/463 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3643
KARAR NO : 2023/463
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/318 E. 2016/204 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, Sanık … müdafii, sanık …, Katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi bulunmadığından sanık … hakkında sadece nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin inceleme yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2013/318 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin onanması, tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu açısından suçun tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş olması ve sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler açısından ise suçun oluşumuna ilişkin delillerin yeterli olup olmadığına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmadan hükümlerin kurulmuş olması gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
a. Katılan vekilinin temyiz sebepleri:
Sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun tamamlanmasına rağmen sanıklar hakkında teşebbüs hükümleri uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
b.Sanık …’nin temyiz sebepleri:
Verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakkında fazla ceza tayin edildiğini belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
c.Sanık … müdafinin temyiz sebepleri:
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, haksız yere alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığını belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
d. Sanık …’ın temyiz sebepleri:
Sanık gerekçesiz olarak kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar Yılmaz ve Cesarettin ‘in borçlusu katılan olan 200 000 TL bedelli sahte senedi düzenledikleri, bu senet ile sanık …’ın katılan aleyhine icra takibi başlattığı, sanık …’ın daha sonra alacağını sanık …’a devrettiği, bu suretle sanıkların iştirak halinde üzerilerine atılı kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçları işlemediklerine ilişkin olarak savunmada bulunmuşlardır.
3. Katılan beyanında özetle:” Cesarettin benim dükkan kiracamdı. dükkanın yapıldığı 1994 yıllarından itibaren orada faaliyet gösteriyordu, oto tamircisi olarak çalışıyordu. Yılmaz’ı Cesarettin vasıtasıyla tanıdım, … ve …’ı ise tanımıyorum. Ben Orman yangınından dolayı yargılanıyordum, Cesarettin sana bu konuda yardım edeceğim dedi, orman idaresinde tanıdıklarım var onlarla halledeceğim dedi. Adamlarla konuştum, bana para lazım dedi, bir yeri satalım dedi, bana yazlık evi sat dedi. Didim Akbük’te bulunan yazlık evi bana Yılmaz ile Cesarettin sattırdılar, ancak parasını bana vermediler. Senin işi halledenlere vereceğiz dediler. Daha sonra bana 200.000 TL para lazım dediler. Benden senet istediler, Ben bu senedi Yılmaz’a verdim ancak takibe koydukları senet bu senet değildir, bu senedi geri alamadım, o kadar uğraştım bana geri vermediler. Daha sonra hakkımda icra takibi başladı ancak icraya konulan senet benim verdiğim senet değildi. Ben Yılmaz’dan ya da Cesarettin’den hiçbir şekilde para almadım. Kendileriyle herhangi bir alış verişim olmadı. Ben beyin travması geçirdim, bu nedenle işi bıraktım ve çalışmıyorum.”
Şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu ve ve Polis Kriminal Laboratuvar’ından alınan raporlara göre suç konusu senetteki yazı ve imzaların katılanın eli ürünü olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
5. Suç konusu senet Mahkemece incelenerek, unsurlarının tam olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
6. Mahkemece yapılan yargılamada:” Fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket eden sanıklar …, …, … ve …’in Denizli Adli Emanetinin 2012/5206 sırasında kayıtlı alacaklısı sanık …, borçlusu katılan … olan, 03.11.2011 tanzim tarihli, 10.11.2011 ödeme tarihli, 200.000,00TL bedelli sahte senet düzenleyerek/düzenleterek katılan … aleyhine Denizli 5.İcra Müdürlüğü’nün 2012/2578 numarası ile icra takibine giriştikleri, söz konusu senetteki yazı ve imzaların katılanın eli ürünü olmadığının belirlendiği, sanıklar … ve …’nin katılan …’ye borç para verdikleri yönündeki beyanlarının hayatın olağan akışına uygun düşmeyen suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu, katılanın senet kapsamında borçlu olmadığının Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/02/2015 tarih ve 2014/1318 esas- 2015/114 karar sayılı hükmüyle tespit edildiği, yine diğer sanıkların da savunmalarının dosya kapsamı ve hayatın olağan akışına uygun düşmeyen suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olup, bu nedenle savunmalarına Mahkememizce itibar edilemeyeceği, böylece sanıkların sahte kambiyo senedine dayalı olarak katılan aleyhine icra takibi yaparak kamu kurumu olan icra dairesini araç olarak kullanmak suretiyle üzerilerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve unsurları tam olup bu nedenle resmi evraktan sayılan sahte senet düzenleyip (senette sahtecilik yapıp) kullanmak suretiyle üzerilerine atılı resmi belgede suçlarını işledikleri tüm dosya kapsamıyla sübut bulduğundan, sahte senede dayalı olarak yaptıkları icra takibinde tahsilat yapamadıkları hususu da gözetilerek dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı
Gerekçeleri ile sanıkların resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçlarını işledikleri kanaatine varılarak hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 217 inci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnameki sanık … hakkında Mahkemece inceleme ve değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğuna ilişkin bozma isteyen görüşe de iştirak olunmamıştır.
B. Sanıklar …, ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık …’nin yerinde görülmeyen temyizleri reddedilmiştir.
C. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık …’ın, sanık …’ın ekonomik durumunun kötü olduğunu, icra takiplerine kendisinin çalıştığı avukatlık bürosunun baktığının, sanık …’dan alacağın temliki yoluyla dosyayı temlik aldığına ilişkin savunması ve sanık …’ın da ekonomik sıkıntılarının çıktığın, iş yerini kapattığını ve alacağını sanık …’a devrettiğine ilişkin beyanları karşısında; sanık … hakkında her iki suçun oluşumuna ilişkin hangi delil, beyanlarına niçin üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanıklar …, … ve … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar …, … ve … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık …’nin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
Katılan aleyhinde yapılan icra takibi neticesinde, katılana ait taşınmazlara haciz konulduğu, katılana ait taşınmazın satışının yapıldığının anlaşılması karşısında, sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2013/318 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararında sanık … ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık …’nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, sanık … yönünden Tebliğname’ye uygun sanık … yönünden tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar …, Ceesarettin Elmas ve … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C ve D) bentlerinde açıklanan nedenle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2013/318 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.