YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/551
KARAR NO : 2023/780
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/412 E., 2019/572 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : Ana davada 10.04.2009, 14.04.2009; birleşen davada 04.09.2009, 22.02.2010, 01.03.2011
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2012 tarihli ve 2009/1431 Esas, 2012/1685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, üç kez, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2012 tarihli ve 2009/1431 Esas, 2012/1685 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/5887 Esas, 2016/2548 Karar sayılı kararı ile “2-Motorlu Araç Trafik Tescil Belgesinin muayene bölümünde sahtecilik suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılan sanık hakkında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın aynı nitelikteki benzer suçlardan İzmir (Kapatılan) 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/29-467 E.-K; İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/224 esas, 2011/414 karar; Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/65 esas, 2011/754 karar; İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1431 esas, 2012/1685 karar; Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/227-593 E.-K. sayılı dosyalarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri de dikkate alınarak; sanığın eylemlerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, sanık hakkında araç muayene işleminde sahtecilik suçlarından açılan ilgili diğer dava dosyalarının da araştırılıp celbi sağlanarak, mümkünse davaların birleştirilmeleri, aksi halde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup sonucuna göre diğer sahtecilik suçlarının tarihleri de nazara alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
a)Sanığın üç ayrı mağdura ait araçlara ilişkin muayene işlemlerini değişik zamanlarda yaptığının iddia ve kabul edildiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda anılan içtihadı uyarınca sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olması nedeniyle eylemlerin, zincirleme şekilde gerçekleşen tek sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, üç ayrı suç oluştuğunun kabulü ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
b)Birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği cihetle, sanık hakkında daha ağır cezayı içeren İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/126-318 E.-K. sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı,
c)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, “TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2016/412 Esas, 2019/572 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan,
a.Ana davada, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca, hakkında Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/65 Esas sayılı davasında verilen 08.10.2015 kesinleşme tarihli mahkûmiyet hükmünün mahsubu ile neticeten sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b.Birleşen Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/31 Esas sayılı davasında, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; suça konu motorlu araç trafik belgelerindeki muayene işlemlerinde kullanılan hologramların nitelikleri itibariyle orijinaline benzedikleri, aldatma yeteneğine sahip olduklarının görüldüğü, sanığın ana davaya konu sahte araç muayenesi yaptırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunun sabit olduğu ancak Menderes Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/65 Esas ve 2011/754 Karar sayılı davasında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve anılan kararın 08.10.2015 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, ana davadaki suç tarihi nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği, birleşen Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/31 Esas ve 2016/824 Karar sayılı davası ile bu dava dosyası içerisindeki birleşen İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/446 Esas ve 2016/507 Karar sayılı davasındaki resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin eylemlerinin iddianame düzenlenme ve suç tarihleri itibarıyla ana davadaki suçtan farklı yeni bir suç oluşturduğu, ancak kendi aralarında müstakil suç teşkil etmeyip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, yargılama seyri, olayın meydana geliş şekli, incelenen dosya içerikleri ve motorlu taşıt trafik belgeleri, kısmi ikrarlar, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın sübut bulan eylemleri nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın, ana davaya konu olaylarda üzerine atılı suçlamaları tevilli olarak ikrar ettiği, birleşen davaya konu olaylarda kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının ekspertiz raporları, kurumların cevabi yazıları, suça konu belgelerin örnekleri, suçtan zarar görenlerin beyanları ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup suça konu belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Ana Davada Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın ana davadaki yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve son suç tarihi olan 08.10.2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Birleşen Davada Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bozma öncesindeki hükümlerde temyiz edenin sıfatına göre sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ana davada 10.04.2009, 14.04.2009 ve birleşen davada 04.09.2009, 22.02.2010, 01.03.2011 tarihleri olarak gösterilmesi gerekirken sadece 14.04.2009 tarihi şeklinde yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Birleşen Davada Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2016/412 Esas, 2019/572 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Ana Davada Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2016/412 Esas, 2019/572 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.