YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10367
KARAR NO : 2023/938
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer’îlerine karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; tarafların, davalının ailesine ait evde altı kişi birlikte yaşadıklarını, müvekkilinin davalı ve ailesinin hakaretine, şiddetine, tehdidine maruz kaldığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine 750,00 TL tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasına, 15.000,00 TL maddî- 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek cevap dilekçesinde; iki kez hastalık geçirdiğini, davacının kendisiyle ilgilenmediğini, başkasıyla evleneceğini söyleyerek tehdit edildiğini, ailesinin telkini ile dava açtığını, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, boşanmaya karar verilmesi halinde ortak çocuğun velâyetinin tarafına verilmesine, 500,00 TL iştirak nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkek ve ailesinin davacı kadına hakaret ettikleri, aşağıladıkları, şiddet uyguladıkları, davalı erkeğin davacı kadını ölümle tehdit ettiği, aile yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı kadın ve ortak çocuğa davacı kadının ailesinin baktığı, bu eylemler nedeniyle davalı erkeğin ceza aldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu ortak çocuğun yüksek yararı gereğince velâyetinin annesine verilmesi gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun’un (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluştuğu gerekçesi ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak, davacı kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve 500,00 TL yoksulluk nafakasına, 5.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek istinaf dilekçesinde özetle; kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın için hükmedilen tazminat ve nafakalar yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan kusur belirlemesinin ve bu kusur belirlemesine göre kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kadın ve çocuk yararına nafaka ve davacı kadın yararına tazminat takdirinin isabetli, miktarının yüksek olmadığı, somut olayda 2018 doğumlu Berat’ın dosya içerisine alınan sosyal inceleme raporu ile yaşı dikkate alındığında velayet hakkının anneye bırakılması usul ve kanuna uygun ise de velâyeti anneye verilen çocuk ile baba arasında yarıyıl ve yaz tatili ile dini bayramlarda kurulan kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmeden infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı, kamu düzeninden olan bu husus hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği, boşanmanın fer’îsi niteliğinde olan nafaka taleplerinin ayrıca harç yatırmaya gerek olmaksızın aynı dava içerisinde istenebildiği halde hüküm fıkrasında nafaka yönünden nispi harcın davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu hususun düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği, kişisel ilişki ve nafaka harcına yönelik olarak kararın resen düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine, davalı erkeğin boşanma ve ferîlerine yönelik istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerinin kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, ortak çocuk ile babası arasında kişisel ilişki kurulmasına, nafaka talepleri yönünden başkaca harç alınmasına yer olmadığına, davalının boşanma ve ferî’lerine yönelik diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili, müvekkilinin iki kere ameliyat olduğunu, sağlık problemi nedeniyle işsiz kaldığını, bu nedenle ailesine bakamadığını, müvekkiline kusur yüklenmesinin doğru olmadığını, davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğini, nafakalara karar verilirken davacı kadının talebinin aşıldığını, davacı kadın yararına tazminat koşullarının oluşmadığını, miktarların fahiş olduğunu, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın tüm yönleriyle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olacak nitelikte davalı erkeğin kusurlu davranışlarının ispatlanıp ispatlanmadığı, kadın yararına tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarının az olup olmadığı, ortak çocuğun velâyetinin anneye mi yoksa babaya mı verilmesi gerektiği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun ‘un 166 ncı, 174 üncü, 175 inci, 182 inci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.