YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8248
KARAR NO : 2023/2505
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/540 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci , 53 üncü, 51 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;mahkemece hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve lehe hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde şikayetçi …’ün, seramik ticareti yapan bir şirketin bayisi olduğu ve genel dağıtımını yaptığı, sanık …’nun sahibi olduğu … İnşaat Ltd. Şti.’ne seramik sattıkları bu nedenle sanığın şikayetçiye suça konu Adli emanetin 2011/482 srasında kayıtlı İNG Bank Antakya Şubesine ait keşidecisi … Özel Sağlık Hiz.Özel.Özl. Eğt. Krs. ve Okl Ltd. Şti olan 30.05.2011 keşide tarihli 14.500,00 TL bedelli 4739089 no’lu sahte çeki verdiği anlaşılmaktadır.
2. Şikayetçinin suça çeki bankaya ibrazında çekin arkasında Şekerbank A.Ş.’nin keşideci imzası ile kayıtlarındaki imza uyuşmadığından iş bu çek işleme alınmamıştır şeklinde şerh konulduğu anlaşılmıştır.
3. Şikayet üzerine savunması alınan keşideci şirket yetkilisi olan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen …’ın ifadesinde, suça konu çekin şirketine ait olduğunu, yaklaşık 6 ay kadar önce çek karnesinin kaybolduğunu, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, konuya ilişkin Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ve 2011/4113 sayı ile soruşturma yürütüldüğünü beyan etmiştir.
4. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30.12.2011 tarihli raporunda belirtildiği şekilde suça konu çek üzerindeki imzanın … eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiş, yine Emniyet Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.02.2013 tarihli raporunda belirtildiği şekilde suça konu çek üzerindeki imzaların ve yazıların … ve şikayetçi … … eli ürünü olmadığı, sanık … eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir.
5.Sanık alınan savunmasında suça konu çekin arka yüzündeki imzaların kendisine ait olduğunu ancak diğer imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
6. Adli emanetin 2011/482 sırasında kayıtlı suça konu çekin müsaderesine karar verilmiştir.
7. Mahkemece, iddia, savunma, tutanaklar, tanık beyanları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, adli emanetin 2011/482 sırasında kayıtlı suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/540 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ön dördüncü paragrafındaki “MÜSADERESİNE” ibaresinin çıkartılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.