YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9359
KARAR NO : 2023/381
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/917 E., 2022/1270 K.
DAVA TARİHİ : 15.03.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/233 E., 2020/200 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının kabulüne kadının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-davacı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ;
Davacı-davalı erkek vekili, dava dilekçesinde özetle; evlilik birliği içinde davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, günde 4-5 saat telefon görüşmesi yaptığını, evin işleri ile ilgilenmediğini, aşırı kıskançlık gösterdiğini, misafirlere karşı nezaketsiz davrandığını, istedikleri olmadığı zamanlarda gece vakti dışarı çıkmayı alışkanlık haline getirdiğini, davacıya duygusal şiddet uyguladığını, kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, davacıdan tiksindiğini söylediğini ve tarafların evlenmelerinden 3 ay sonra 17.01.2018 tarihinde müşterek konutu terk ettiğini beyanla, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına ve davacı lehine yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davalının müşterek konutu terk etmediğini, davacı-karşı davalı ve ailesi tarafından müşterek konuttan kovulduğunu, cimri davrandığını, davalı-karşı davacıyı normal olmayan şekilde cinsel ilişkiye zorladığını, davalı-karşı davacının mesleğini aşağılayıcı konuştuğunu, fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini,karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, karşı davacı lehine aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini, ayrıca ziynet eşyalarının karşı davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ise bedeline yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tarafların 01.10.2017 tarihinde evlendikleri, bu evlilikten müşterek çocuklarının bulunmadığı, evlilik birliği içinde davalı-karşı davacı kadının gelen misafirlere ve dostlara soğuk ve nezaketsiz davrandığı, davacı-karşı davalı erkeğe hakaret ettiği, davacı erkeği intihar etmekle tehdit ettiği, evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı erkeğe “senden tiksiniyorum” dediği ve arkadaşları ile görüşmesini istemediği, bu davranışları nedeniyle davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın yararına 08.01.2019 tarihli ara kararı ile hükmedilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının davacı-davalı erkekten alınarak davalı-davacı kadına ödenmesine, 22.10.2019 tarihli ara karar ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına, boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek yararına boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL maddî, 8.000,00 TL manevî tazminatın davalı-karşı davacı kadından alınarak davacı-davalı erkeğe ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, yargılamanın 12.03.2020 tarihli celsesinde ziynet alacağı davasının iş bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı taraf süresinde istinaf talebinde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı-davacı taraf iki davaya yönelik olarak istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı-davacı tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı kadın vekili
temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili iki davaya yönelik olarak temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kadının boşanma davasının reddinin; erkeğin boşanma davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.